<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Güncesi &#187; sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.saglikguncesi.net/tag/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikguncesi.net</link>
	<description>Güncel Sağlık Yazıları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jun 2010 15:00:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Aspirinin Sırrı Çözüldü</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/saglik-haberleri/aspirinin-sirri-cozuldu.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/saglik-haberleri/aspirinin-sirri-cozuldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 21:17:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[aspirin]]></category>
		<category><![CDATA[asprin]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çöz]]></category>
		<category><![CDATA[çözüldü]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sırrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=307</guid>
		<description><![CDATA[Aspirinin Sırrı Çözüldü
Aspirini bilmeyenimiz yok. Özellikle de Aspirin’in kalp ve damar  sistemine ve iltihaplanmaya karşı faydaları keşfedildiğinden beri&#8230;  Fakat son dönemde yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda bu faydalar  önemli bir soruya endekslenmiş durumda: Aspirin faydalı ama kim için?

Amerikan  Tıp Birliği Dergisi’nin yayımladığı araştırma sonuçları Aspirin’in  sağlığa zararları hakkında önemli bilgileri gözler [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/saglik-haberleri/tansiyonunuzu-dusurun.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Tansiyonunuzu düşürün'>Tansiyonunuzu düşürün</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/yuksek-tansiyona-neden-oluyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yüksek Tansiyona neden oluyor'>Yüksek Tansiyona neden oluyor</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.saglikguncesi.net/wp-content/uploads/2010/05/848673795.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-309" title="aspirin" src="http://www.saglikguncesi.net/wp-content/uploads/2010/05/aspirin.jpg" alt="" width="151" height="113" /></a>Aspirinin Sırrı Çözüldü</strong></span></p>
<p>Aspirini bilmeyenimiz yok. Özellikle de Aspirin’in kalp ve damar  sistemine ve iltihaplanmaya karşı faydaları keşfedildiğinden beri&#8230;  Fakat son dönemde yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda bu faydalar  önemli bir soruya endekslenmiş durumda: Aspirin faydalı ama kim için?<br />
<span id="more-307"></span><br />
Amerikan  Tıp Birliği Dergisi’nin yayımladığı araştırma sonuçları Aspirin’in  sağlığa zararları hakkında önemli bilgileri gözler önüne seriyor. “Önlem  olsun diye Aspirin kullanmanın risklerini kesinlikle göz ardı  etmemeliyiz” deniliyor. Chapel Hill- North Carolina Kardiyovasküler  Bilim ve Tıp Merkezi Başkanı Sidney Smith, araştırmaların Aspirin’in  ikincil koruyucu olarak, yani daha önceden bir koroner kalp hastalığı,  kalp krizi, iskemik (kansız) beyin atağı geçirenlerde, kalbine stent  takılan veya by-pass geçirenlerde önlem için alınan Aspirin’in faydalı  olduğunu söylüyor.</p>
<p>Ya bu grubun dışında kalan, ama önlem olur  diye düzenli Aspirin kullananlar? “Onlara dikkat!” diyor Sidney Smith.  Yaş, cinsiyet ve hatta kardiyovasküler problemin söz konusu kişi için  nasıl bir risk oluşturduğu, Aspirin’in fayda ve zararlarını belirliyor.  Yaşı ileri olan ve ciddi risk taşıyanlar için uygun görülürken, “Yaşım  50’ye geldi ben de önlem olarak her gün bir Aspirin alayım” mantığının  yanlış olduğunu belirtiyor uzmanlar. 45- 79 yaş arasında olup kalp  hastalığı veya kalp krizi riski taşıyan bir erkekseniz veya 55- 79 yaş  arası iskemik beyin atağı riski taşıyan bir kadınsanız önleyici olarak  bir tane Aspirin kullanmak sizin için faydalı olabilir. Ama yine de  Aspirin’in fayda ve zararlarını iyice tanımanız gerekiyor.</p>
<p>İşte  son araştırmalar ışığında Aspirin’in fayda ve zararları:<br />
<strong><br />
1.  İşitme kaybı riskini artırıyor: </strong><br />
Düzenli olarak (haftada en  az 2 defa) Aspirin kullanan erkeklerde işitme kaybının yüzde 12  oranında arttığı biliniyor. Hatta 50 yaşından genç olup düzenli Aspirin  kullananlarda bu riskin yüzde 33’e çıktığı tespit edilmiş. Yalnız  Aspirin değil düzenli kullanılan nonsteroid antienflamatuarlar ve  asidominofen kullanımının işitme kaybı riskini ciddi şekilde artırdığı  biliniyor.<br />
<strong><br />
2. Kolorektal (kalın bağırsak) kanser riskini  azaltıyor: </strong><br />
2009 yılında Amerikan Tıp Birliği Dergisi’nde  yayımlanan bir araştırmaya göre düzenli Aspirin kullanımının bazı kanser  hastalarında (COX-2 enzimi ifade eden tümör taşıyan) yaşam şansını  arttırdığını, hatta haftalık Aspirin tüketimi 325 mg’lık haplardan  oluşan 14 defayı geçtiğinde, bu tip kanser oluşumunun engellendiği  tespit edilmiş.<br />
<strong><br />
3. Meme kanserinin tekrarını ve bazı  durumlarda da oluşumunu engelliyor: </strong><br />
Şubat 2010’da  yayımlanan bir araştırma raporuna göre her hafta az miktarda ve 2 ile 5  defa arasında Aspirin kullanan meme kanseri geçirmiş kadınlarda,  hastalığın yüzde 71 oranında daha az ölümle sonuçlanıyor.<br />
<strong><br />
4.  Prostat kanseri test sonuçlarını yanıltabiliyor: </strong><br />
Düzenli  olarak Aspirin veya kortizon kökenli olmayan antienflamatuarlar kullanan  erkeklerde prostat kanserinin teşhisinde ölçülen PSA düzeyinin gerçekte  olduğundan yüzde 10 az çıktığı biliniyor.<br />
<strong><br />
5. Alzheimer  hastalığına karşı koruyor:</strong><br />
Düzenli Aspirin kullananlarda  yüzde 13 oranında daha az Alzheimer görülüyor. Fakat öte yandan başka  bazı araştırmalar da ibuprofen gibi, kortizon kökenli olmayan  antienflamatuarların Aspirin’den daha iyi etki ettiğini savunuyor.<br />
<strong><br />
6.  Aspirin beyin kanamasının tekrarını engelleyebiliyor: </strong><br />
Ibuprofen  ile birlikte alınmadığı takdirde, Aspirin beyin kanamasını  engelleyebiliyor. FDA Aspirini ibuprofen maddesiyle birlikte kullanmama  konusunda tüketiciyi resmi olarak uyarıyor.<br />
<strong><br />
7. Parkinson  hastalığına karşı koruyor:</strong><br />
Kadınlar üzerinde yapılan bir  araştırma haftada 2 veya daha fazla olmak üzere hayatı boyunca en az bir  ay boyunca Aspirin kullanan kişilerde yüzde 40 oranında daha az  Parkinson hastalığı görüldüğünü iddia ediyor.<br />
<strong><br />
8. Diyabeti  olan kişilerde Aspirin’in kalp krizine karşı koruyucu etkisi  sıfırlanabiliyor: </strong><br />
Diyabeti olan kişiler olmayanlardan en az  iki kat daha fazla kalp hastalığı veya beyin kanaması riski taşıyor.  Yapılan araştırmalar düzenli olarak alınan Aspirin’in ilk kalp krizini  diyabet hastalarında önleyici etkisinin olmadığını gösteriyor.<br />
<strong><br />
9.  Bazı kalp hastaları ve beyin kanaması geçiren hastalar üzerinde ters  etki yaratıyor: </strong><br />
Bir araştırma kardiyovasküler hastaların  (kalp ve damarla ilgili problemi olan) aşağı yukarı yüzde 30’unun  Aspirin’in etkilerine karşı direnç gösterdiğini ve bu direncin Aspirin’e  olumlu reaksiyon gösteren kardiyovasküler hastalara oranla tam 4 kat  daha fazla kalp krizi ve beyin kanamasına meyilli olduğunu gösteriyor.<br />
<strong><br />
10.  Aspirin kalp krizini önlemede kadınlarda daha az etkili olabiliyor: </strong><br />
Kadınlarda  erkeklerde olduğu gibi kalp hastalıkları yerine, Aspirin’in iskemik  beyin atağına karşı koruduğu ileri sürülüyor.<br />
<strong><br />
11. Mide  problemlerine neden oluyor:</strong><br />
Aspirin ve kortizon kökenli  olmayan antienflamatuarlar kullananların gastrointestinal kanama ve mide  ülserine yakalanma riskinin çok daha yüksek olduğu biliniyor.<br />
<strong><br />
12.  Kanama riskini artırıyor: </strong><br />
Kan sulandırıcı ve inceltici  olduğu için kan pıhtılaşmasını zorlaştırıyor. Bu da demek oluyor ki;  beyin kanaması gibi bir durumda Aspirin kullanımı öldürücü olabiliyor.</p>
<p>Kaynak: http://www.cafesiyaset.com/haber/20100523/Aspirin-bilmecesi-cozuldu.php</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/saglik-haberleri/tansiyonunuzu-dusurun.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Tansiyonunuzu düşürün'>Tansiyonunuzu düşürün</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/yuksek-tansiyona-neden-oluyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Yüksek Tansiyona neden oluyor'>Yüksek Tansiyona neden oluyor</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/saglik-haberleri/aspirinin-sirri-cozuldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 16:48:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=239</guid>
		<description><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı Neden Önemlidir?

Çünkü;

Diş çürüğü 5–17 yaş arasındaki çocuklarda en yaygın kronik  hastalıktır.
Türkiye’ deki 6 yaşındaki çocukların %88’inde diş çürüğü bulunmaktadır. 
12  yaşına kadar Türkiye’deki çocukların ortalama olarak yaklaşık 3 dişi ya çekilmekte  ya da  çürük  sebebiyle  dolgu yapılmaktadır.
Düzenli diş temizliği kreş çocuklarında zatürree ve buna bağlı ölüm riskini önlemeye yardımcı olur. 
Diş [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Astım ve Tedavisi'>Çocuklarda Astım ve Tedavisi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/agiz-ve-dis-sagligi/sigaranin-agiz-ve-dis-sagligi-uzerine-etkileri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sigaranın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri'>Sigaranın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-allerjik-rinit.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Allerjik Rinit'>Çocuklarda Allerjik Rinit</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Ağız ve Diş Sağlığı Neden Önemlidir?</strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Çünkü;<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;">Diş çürüğü 5–17 yaş arasındaki çocuklarda en yaygın kronik  hastalıktır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;">Türkiye’ deki 6 yaşındaki çocukların %88’inde diş çürüğü bulunmaktadır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;">12  yaşına kadar Türkiye’deki çocukların ortalama olarak yaklaşık 3 dişi ya çekilmekte  ya da  çürük  sebebiyle  dolgu yapılmaktadır.</span><span id="more-239"></span></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;">Düzenli diş temizliği kreş çocuklarında zatürree ve buna bağlı ölüm riskini önlemeye yardımcı olur. </span></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;">Diş çürükleri sonucunda kaybedilen dişler çocuğun nihai yüz gelişimini geniş ölçüde etkiler. </span></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;">Diş eti hastalıkları pek çok sistemik hastalıklara sebep olur. </span></span><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span><br />
Ağızda ilk daimi dişler 6 yaşında çıkmaya başlar. İlk çıkan dişler en arkada bulunan ilk daimi azı dişleridir ve bu dişler kaybedildiği takdirde bir daha hayat boyunca yenilenmez. Çocuğunuz 6 ile 13 yaşları arasında karışık dişlenme dönemindedir ve  bu esnada ağzında hem daimi hem de süt dişleri bulunur.Süt dişlerinin erken kaybı daimi dişlerin çıkış sıra ve yerlerini etkilediğinden diş çapraşıklıkları ve gelişim bozukluklarına sebep olabilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yukarıdaki  istatistiklerde de görebileceğiniz gibi diş çürükleri oldukça  yaygındır  ve  pek  çok  sorunu  beraberinde  getirirler.Yukarıda sayılanlara ek olarak diş çürüklerinin sebep olduğu ağrı ve rahatsızlığın çocuğunuzun beslenmesini olumsuz etkilediğini ciddi acı ve ağrılara sebep olduğunu da unutmayın.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Sizin yapmanız gerekenler</strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Çocuğunuzun  diş  temizliğinin  onun  günlük  hijyeninin  ayrılmaz bir parçası olduğunu unutmayın.İlk dişler çıkmadan evvel temiz bir tülbentle çocuğunuzun  damaklarını temizlemelisiniz.Dişler çıkar  çıkmaz  bebekler  için  özel  hazırlanmış  fırçalarla çocuk diş macunları  kullanarak  çocuğunuzun  dişlerini  fırçalamalısınız.<br />
Çocuğunuz  büyüyüp  fırça  kullanabilecek  hale  geldiğinde  ona fırçalamayı  anlatmalı  ve  en  az  7  yaşına  kadar  diş  fırçalamasını gözlemlemelisiniz.  Bu  arada  kendi  dişlerinizi  fırçalamayı  da unutmamalısınız.  Bu  hem  sizin  sağlığınız  için  şart  hem  de çocuğunuz sizi örnek alacağı için faydalıdır.</span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Astım ve Tedavisi'>Çocuklarda Astım ve Tedavisi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/agiz-ve-dis-sagligi/sigaranin-agiz-ve-dis-sagligi-uzerine-etkileri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sigaranın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri'>Sigaranın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-allerjik-rinit.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Allerjik Rinit'>Çocuklarda Allerjik Rinit</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Viral Mide ve Bağırsak İltihabı</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/viral-mide-ve-bagirsak-iltihabi.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/viral-mide-ve-bagirsak-iltihabi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 22:34:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bağırsak iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[iltihap]]></category>
		<category><![CDATA[mide iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[viral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=234</guid>
		<description><![CDATA[Viral mide ve bağırsak iltihabı kusma ve ishale yol açan ve mide ve bağırsaklarda görülen yaygın bir enfeksiyondur. Rotavirüs ve Norovirüs (önceden Norwalk-benzeri virüs diye bilinirdi) gibi bir dizi farklı virüs çeşitleri bu rahatsızlığa neden olabilir. Viral olmayan mide ve bağırsak iltihaplanmasının bakteriler, toksinler, parazitler ve enfeksiyonel olmayan bazı hastalıklar gibi başka birçok nedenleri vardır. [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bagirsak-iltihabi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bağırsak İltihabı'>Bağırsak İltihabı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bademcik-iltihabi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bademcik İltihabı'>Bademcik İltihabı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kalin-bagirsak-kanseri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kalın Bağırsak Kanseri'>Kalın Bağırsak Kanseri</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Viral mide ve bağırsak iltihabı kusma ve ishale yol açan ve mide ve bağırsaklarda görülen yaygın bir enfeksiyondur. Rotavirüs ve Norovirüs (önceden Norwalk-benzeri virüs diye bilinirdi) gibi bir dizi farklı virüs çeşitleri bu rahatsızlığa neden olabilir. Viral olmayan mide ve bağırsak iltihaplanmasının bakteriler, toksinler, parazitler ve enfeksiyonel olmayan bazı hastalıklar gibi başka birçok nedenleri vardır. </span><span id="more-234"></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Viral mide ve bağırsak iltihabının ana belirtileri kusma ve sulu ishaldir. Diğer<br />
belirtiler arasında mide bulantısı, ateşlenme, karın ağrısı, baş ve kas ağrıları<br />
sayılabilir. Bunları vücudun su kaybetmesi izleyebilir. Belirtilerin ortaya çıkması<br />
bir ila üç gün kadar zaman alabilir ve genellikle bir-iki gün, bazen daha uzun<br />
sürebilir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Viral mide ve bağırsak iltihabı çok bulaşıcıdır ve enfeksiyonlu kişinin kusmuğu<br />
veya dışkısı ile şu yollardan yayılır:<br />
• kişiden kişiye temas, örneğin, hasta olan ve ellerinde virüs bulunan bir kişi ile el sıkışmak<br />
• virüs bulaşıklı eşyalar<br />
• virüs bulaşıklı yiyecek ve içecekler.</p>
<p>İnsanlar kustuğunda havaya karışan zerrecikler yolu ile de enfeksiyonun </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
yayılma olasılığı vardır.  Çoğu durumlarda yayılma, belirtileri olan bir kişiden<br />
başlar. Kimi kişiler herhangi bir belirti olmadan, özellikle de iyileştikten sonraki<br />
48 saat içinde enfeksiyonu bulaştırabilirler. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Viral mide ve bağırsak iltihabının, dinlenme ve bol bol sıvı içmekten başka özel<br />
bir tedavisi yoktur. Çoğu kimseler herhangi bir komplikasyon olmaksızın iyileşir.<br />
Ancak, viral mide ve bağırsak iltihabı, kusma veya ishal yoluyla yitirilen sıvı ve<br />
tuzları yeniden almakta güçlük çeken kimseler için ciddi bir sorun olabilir.</p>
<p>Kusan veya ishali olan kişiler: </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
• evde dinlenmeli ve hasta iken işe, okula ve çocuk bakımına gitmemelidir<br />
• başkaları için yiyecek hazırlamamalı, hasta, çocuk veya yaşlı bakımı üstlenmemelidir. Bu önlemler ishal veya kusma sona erdikten sonra 48 saat daha sürdürülmelidir. Bu, evde yiyecek hazırlayan veya yiyecek endüstrisinde çalışan kimseleri de kapsar.<br />
• tuvaleti kullandıktan sonra ellerini sabun ve akan su ile 10 saniye kadar<br />
yıkamalıdır.<br />
• vücudun susuz kalmasını önlemek için, bol miktarda seyreltilmiş sıvı (1’e 4<br />
oranında seyreltilmiş meyva suyu veya meşrubat) içmelidir. Vücutta<br />
kurumayı ve ishali artırabilecekleri için seyreltilmemiş meyve sularından<br />
veya meşrubatlardan kaçınınız. Sıvı ve tuz kaybını gideren içecekler<br />
eczanelerde mevcuttur. Şiddetli su kaybının olduğu hallerde damardan sıvı<br />
almak gerekebilir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Mide ve bağırsak iltihabı olan kimselere bakan kişilerin, hasta ile herhangi bir<br />
temastan sonra, sabun ve akan su ile ellerini iyice yıkamaları gerekir. Kirli<br />
yüzeyleri ve giysileri temizlemek, virüsün daha fazla yayılmasını önler.</p>
<p>Kusmuk veya dışkıları temizlerken: </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
• eldiven giyin<br />
• eldivenleri çıkarıp attıktan sonra ellerinizi sabun ve akan su ile 10 saniye<br />
yıkayın<br />
• herhangi bir katılaşmış kiri çıkarmak için, kağıt havlu veya bez kullanın ve<br />
bunları çöpe atmadan önce bir plastik torbaya koyup ağzını kapatın<br />
• kirlenmiş eşyaları ve yüzeyleri sıcak su ve deterjanla temizleyin ve iyice<br />
kurumasını sağlayın<br />
• Bazı kimseler maske giymeyi de önermektedir.<br />
</span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bagirsak-iltihabi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bağırsak İltihabı'>Bağırsak İltihabı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bademcik-iltihabi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bademcik İltihabı'>Bademcik İltihabı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kalin-bagirsak-kanseri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kalın Bağırsak Kanseri'>Kalın Bağırsak Kanseri</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/viral-mide-ve-bagirsak-iltihabi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Astım ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 22:27:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[astım tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda astım]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=232</guid>
		<description><![CDATA[Astım  akciğerlerdeki  havayollarının  uzun  süreli  (kronik)  rahatsızlığıdır.  Hava
yollarının iltihaplanmasına ve şişmesine neden olur.
Çocuğunuzda astım varsa, havayolları normalden daha hassastır ve belli maddeler  
veya tetikleyici etmenler  tahrişe neden olabilir. Astımın en yaygın tetikleyicileri ev
akarları, hayvan kürkleri, polen, sigara dumanı, soğuk hava ve göğüs enfeksiyonlarıdır.
Astım  belirtileri  çocuktan  çocuğa,  hafiften  şiddetliye  kadar  değişiklik  gösterebilir.Şiddetli bir astım epizodu [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-allerjik-rinit.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Allerjik Rinit'>Çocuklarda Allerjik Rinit</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/haftada-3-hamburger-astim-nedeni.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Haftada 3 Hamburger Astım Nedeni!'>Haftada 3 Hamburger Astım Nedeni!</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı'>Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Astım  akciğerlerdeki  havayollarının  uzun  süreli  (kronik)  rahatsızlığıdır.  Hava<br />
yollarının iltihaplanmasına ve şişmesine neden olur.<span id="more-232"></span></p>
<p>Çocuğunuzda astım varsa, havayolları normalden daha hassastır ve belli maddeler </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
veya tetikleyici etmenler  tahrişe neden olabilir. Astımın en yaygın tetikleyicileri ev<br />
akarları, hayvan kürkleri, polen, sigara dumanı, soğuk hava ve göğüs enfeksiyonlarıdır.</p>
<p>Astım  belirtileri  çocuktan  çocuğa,  hafiften  şiddetliye  kadar  değişiklik  gösterebilir.</span><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Şiddetli bir astım epizodu veya astım atağı hayatı  tehdit edici olabilir ve acil tıbbi tedavi gerektirebilir.</p>
<p>Birleşik Krallıkta bir milyondan fazla çocukta astım vardır.Erkek çocuklarında </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">astım kız çocuklarına göre daha  fazla görülür. Çocukların yaklaşık dörtte üçünde ilk ergenlik döneminde belirtiler kaybolur, ancak hastalık yetişkinlikte tekrar edebilir.</p>
<p>Astım için tam bir tedavi yoktur,  ancak rahatsızlığın etkin bir  şekilde yönetimini </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
sağlayacak çeşitli tedaviler vardır.</p>
<p><strong>Belirtiler </strong></span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></p>
<p>Çocuğunuzda astım varsa, soluksuz kalabilir veya göğsünde sıkışma olduğundan </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
şikâyet  edebilir.  Soluk  aldığında  ıslık sesine benzer bir ses çıkarır ve özellikle<br />
geceleri olmak üzere çok öksürür.</p>
<p>Astım  belirtilerinin  şiddeti  ve  süresi  oldukça  değişkendir  ve  tahmin  edilemez. </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
Genellikle geceleri ve egzersiz yapıldığında kötüleşirler. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Çocuğunuz şiddetli bir astım atağı geçiriyorsa,soluk almakta güçlük çekebilir ve<br />
kalp atışı hızlanabilir.Ayrıca,tırnakları morarabilir,göğüs ve boyun bölgesinde sıkışma hissedebilir ve soluk alıp verirken burun delikleri genişleyebilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Çocuğunuz şiddetli astım atağı geçiriyorsa, derhal tıbbi yardım almanız gerekir. </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></p>
<p><strong>Nedenleri </strong></span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></p>
<p>Astımın bilinen tek bir nedeni olmamakla birlikte, çocuğunuzun rahatsızlığına etki </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
eden birden fazla etmen olabilir. Bu etmenler arasında genetik yatkınlık<br />
(çocuğunuzun genlerinde astım rahatsızlığı  geçirme ihtimalini artıran bir  şeyler<br />
olması), beslenme ve çevre sayılabilir.</p>
<p>Çocuklukta astım rahatsızlığı yaşamaya ilişkin bilinen risk faktörleri arasında ailede </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
astım veya alerjik rahatsızlık öyküsü olması  ve özellikle annenin çocuğa gebeliği sırasında sigara içmesi nedeniyle çocukken sigara dumanına maruz kalma<br />
sayılabilir.</p>
<p>Astım belirtileri polen, toz akarları, sigara dumanı, kimyasal dumanlar ve bazı </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
ilaçlar gibi(örn.aspirin ya da beta blokerler) alerjenler(alerjiye neden olan maddeler) tarafından tetiklenebilir.</p>
<p>Astımı tetikleyen diğer etmenler enfeksiyon, stres, bazı yiyecekler, soğuk hava gibi </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
bazı  hava koşullarıdır. Çocuğunuzun astım tedavisinin bir kısmını  tetikleyici<br />
unsurların tespit edilmesi ve bunlardan kaçınmak oluşturur.</p>
<p><strong>Tanı </strong></span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></p>
<p>GP’niz normalde size çocuğunuzdaki belirtiler hakkında soru sorarak, çocuğun </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
göğsünü muayene ederek ve soluğunu dinleyerek astım tanısı koyabilir.</p>
<p>Astım tanısı  genellikle bir takım testlerle, en yaygın olarak da  ‘Zirve üfleme </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
(ekspiratuar) akım hızı (PEFR) testiyle onaylanır.</p>
<p>PEFR testinde çocuğunuzun ciğerlerinden dışarı  ne kadar hava verebildiğini </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
ölçmek için  ‘tepe  değer  akım  sayacı’  (peak flow meter)  adı  verilen, elde tutulan küçük bir cihaz kullanılır. Bir değer okuması  yapılır ve çocuğunuza astımı  kısa süreli olarak tedavi edecek etkin bir ilaç verilir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kısa süreli ilacı kullandıktan sonra ikinci bir PEFR okuması alınır. Okumanın anti-<br />
astım ilacını aldıktan sonra çok daha yüksek çıkması durumunda, tanı doğrulanmış<br />
olur.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">PEFR testi ancak beş yaşından büyük çocuklara uygulanabilir. </span></span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></p>
<p>Daha küçük çocuklardan astım ilacını  ‘inhale’  etmeleri (solunum yoluyla içlerine </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
çekmeleri) istenebilir. Eğer bu belirtilerin hafiflemesine yardımcı oluyorsa, çocukta<br />
muhtemelen astım vardır.</p>
<p><strong>Tedavi </strong></span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></p>
<p>Çocuğunuzdaki astım belirtileri sık görülmüyor ve hafifse, çocuğunuza kısa etkili </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
beta-2 agonisti adı verilen bir inhale ilaç verilir. Bu belirtilerin geçmesine yardımcı<br />
olacaktır.</p>
<p>Çocuğunuzdaki belirtiler daha sıksa, inhale kortikostereoid adı  verilen ikinci bir </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
inhale (solunum yoluyla alınan) ilaç verilir. Belirtileri engellemek için genellikle<br />
günde iki doz inhale kortikostereoid alınması önerilir.</p>
<p>Çocuğunuzun astım belirtileri hâlâ  kontrol altına alınamadıysa, uzun süre etkili </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
beta-2 agonisti ve lökotriyen reseptör antagonisti gibi ekstra ilaçlar verilebilir. Bu<br />
ilaçlar çocuğunuzdaki belirtilerin iyileşmesine yardımcı olacaktır. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ancak, astım hala kontrol altına alınamamışsa, çocuğunuza stereoid haplar<br />
verilebilir. Oral stereoidlerin uzun vadeli kullanımı  ciddi yan etkilere neden<br />
olabileceğinden, bu ilaçlar ancak tüm tedavi opsiyonları denendikten sonra ve bir<br />
defaya mahsus olmak üzere kullanılır.</p>
<p>Astım atakları  artırılmış  dozdaki beta-2 agonistleriyle tedavi edilebilir.  Şiddetli </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
ataklarda çocuğunuzdaki astımı kontrol altına almak için hastanede oksijen, beta2-<br />
agonistleri ve stereoidlerin bir arada kullanıldığı bir tedavi uygulanması gerekebilir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Korunma </strong></p>
<p>Sigara içiyorsanız, çocuklarınızın yanında sigara içmeyin. Çocukların yanında </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
sigara içmek, astım krizlerinin  şiddetini ve sıklığını  artıracaktır. Ayrıca, sigara<br />
dumanına maruz kalarak büyüyen çocuklarda astım görülme ihtimali daha<br />
yüksektir.</p>
<p>Şiddeli astımı olan çocukların influenza (grip) ve pnömokok – zatürree, menenjit ve </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
kan enfeksiyonuna neden olan bir bakteri aşısı olmaları önerilir. Bu hastalıklar<br />
çocuğunuzun astım belirtilerini kötüleştirebilir.</p>
<p>Mümkünse kötüleşen belirtileri not ederek ve belli durumlara maruz kaldıklarında </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
‘tepe değer akım sayaç’larını kullanarak çocuğunuzun astımını tetikleyen etmenleri<br />
tanımlayın.</p>
<p>Sağlıklı  bir kiloda kalmak da çocuğunuzun astım hastalığını  daha iyi kontrol </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
edebilmesine yardımcı olacaktır. Sağlıklı bir kiloyu korumanın yolu, dengeli, sağlıklı<br />
beslenme ve düzenli egzersizden geçer.</p>
<p>Düşük yağ içeren, lif yönünden zengin, bol taze meyve ve sebzenin (günde en az 5 </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
porsiyon) yanı sıra tam tahılları da içeren bir beslenme önerilir.</p>
<p>Çocukların günde en az 60 dakika fiziksel aktivitede bulunmaları önerilir. </span> <span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
</span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-allerjik-rinit.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Allerjik Rinit'>Çocuklarda Allerjik Rinit</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/haftada-3-hamburger-astim-nedeni.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Haftada 3 Hamburger Astım Nedeni!'>Haftada 3 Hamburger Astım Nedeni!</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı'>Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Krizi</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kalp-krizi.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kalp-krizi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 20:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi ilkyardım]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Kalp, vücuttaki hayati organların yaşamı ve fonksiyonları için gerekli enerji ve oksijeni sağlayan dolaşım sisteminin temel organıdır. Kalp günün 24 saati çalışarak bu işlevini kesintisiz olarak devam ettirir.

Vücuttaki diğer organ ve dokularda olduğu gibi, kalp bu fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için enerjiye gereksinim duyar. Kalbin kan yoluyla taşınan bu enerji ve oksijen gereksinimleri kendi atar damarları [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/kalp-sagligi/kalp-krizi-sinyali-agizda-basliyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kalp krizi sinyali ağızda başlıyor'>Kalp krizi sinyali ağızda başlıyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/by-pass-ameliyati.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: By-Pass Ameliyatı'>By-Pass Ameliyatı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/koroner-dolasim.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Koroner Dolaşım'>Koroner Dolaşım</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kalp, vücuttaki hayati organların yaşamı ve fonksiyonları için gerekli enerji ve oksijeni sağlayan dolaşım sisteminin temel organıdır. Kalp günün 24 saati çalışarak bu işlevini kesintisiz olarak devam ettirir.<span id="more-229"></span><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Vücuttaki diğer organ ve dokularda olduğu gibi, kalp bu fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için enerjiye gereksinim duyar. Kalbin kan yoluyla taşınan bu enerji ve oksijen gereksinimleri kendi atar damarları olan koroner arterler tarafından sağlanır.Koroner kan akımındaki ani kesilme, kalp hücrelerinde beslenme kaybına yol açar ve kalp kasının fonksiyon ve canlılığının yitirilmesine sebep olur. Bu ani koroner tıkanma genellikle kalp kasını enerji açısından savunmasız yakaladığından tıkanan koroner arterin beslediği alanda çoğu zaman geri dönüşümsüz hasarla sonuçlanır. Bu olay kalp krizi veya tıbbi tabirle <strong>miyokart infarktüsü</strong> olarak adlandırılır. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kalp kasının enerji ihtiyaçları ona kan sunumu yapan koroner arterler tarafından sağlanır.Ancak koroner arterlerin çeperinde doğumdan itibaren yaşla birlikte değişiklikler olur. Damar duvarı içinde yağ hücrelerinin depolanması bu sürecin ilk aşamasıdır. Koroner arter katmanları arasında zamanla yağ hücrelerinin depolanması artar. Yağ ve iltihabi hücreleri ihtiva eden ve pıhtılaşmaya oldukça yatkın bu içeriğin tamir mekanizmaları sayesinde kapsülle çevrelenmesiyle damar iç lümeniyle teması engellenir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Aterosklerotik plak olarak adlandırılan bu yapı özellikle erkeklerde orta yaşlardan itibaren,kadınlarda ise menopozdan sonra daha da belirginleşir ve arter iç lümende daralmaya sebep olarak koroner kan akımını kısıtlayabilir.Aterosklerotik plak kapsülünde herhangi bir nedenle oluşan yırtılma veya zedelenme, plak içinde pıhtıya oldukça meyilli olan içeriğin kanla temasına neden olur. Bu olay sonrasında hızlı bir şekilde pıhtı oluşumu çoğu zaman lümende zaten mevcut olan daralma tam tıkanmaya ilerlemesine sebep olur ve kalp krizi gelişir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kimler Kalp Krizi Riskine Sahiptir? </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yukarıda bahsedilen koroner arter hastalığının (ateroskleroz / damar sertliği) gelişimi ve ilerlemesinde etkisi net olarak kanıtlanmış bazı risk faktörleri vardır. Bunlarda bir kısmı kontrol edilebilirken bir kısmı değiştirilemez.<br />
Kontrol edilebilen major risk faktörleri; sigara kullanımı, yüksek kan basıncı, yüksek kan kolesterol düzeyi, obezite, fiziksel inaktivite ve şeker hastalığıdır. Değiştirilemeyen major risk faktörleri ise; yaş (erkeklerde &gt; 45, kadınlarda &gt; 55 yaş veya menopoz sonrası) ve erken yaşta koroner arter hastalığı (erkeklerde &lt; 55 yaş, kadınlarda &lt; 65 yaş) için aile öyküsü olmasıdır.<br />
Bu faktörlerden herhangi birisi veya birkaçının kombinasyonu olan kişiler, hiç risk faktörü olmayan veya daha az sayıda risk faktörü olan kişilere göre daha az kalp krizi riski taşır. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kalp Krizinin Belirtileri Nelerdir? </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kalp krizinin en tipik ve sık belirtisi göğüs ağrısıdır. Kalp krizine bağlı göğüs ağrısı sıklıkla göğüsün ön kısmında başlar ve dakikalar içinde şiddetlenir ve maksimal düzeye ulaşır. Bu his genellikle ağrı şeklinde olmakla beraber, bazen göğüs üzerinde baskı, ezilme, yanma veya nefes darlığı olarak tariflenebilir.<br />
En sık tariflenen kriz ağrısı göğüs ön duvarından başlar, dakikalar geçtikçe çeneye, boğaza,omuzlara, kollara (genelde sol taraf) bazen de sırta yayılır. Ağrıya çoğunlukla bulantı, terleme ve ölüm korkusu gibi belirtiler eşlik eder. Ağrı, hareketle, nefes almakla, konuşmakla,öksürmekle değişmez.Tipik olarak tariflenen göğüs ağrılarının olması her zaman kalp krizi olduğu anlamına gelmez.<br />
Bazen koroner arterleri tıkalı olmaksızın ciddi darlığı olan hastalarda efor, stres veya kan basıncında yükselme gibi fiziksel streslerle miyokarda oksijen sunumu yetersiz kalıp (iskemi)göğüs ağrısı oluşabilir. Bu durumlarda oluşan ağrı <strong>angina pektoris</strong> olarak isimlendirilir. Angina atakları stres faktörü ortadan kaldırıldığında (dinlenme gibi) azalarak kaybolur ve kısa sürelidir. Kalp krizi ağrıları ise en 20–30 dk devam eder ve genellikle dinlenmeyle geçmez.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kalp krizi göğüs ağrısının dışında bulantı, kusma, karın üst bölgesinde ağrı, bilinç kaybı ve kalp durması olarak belirti verebilir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br />
</span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/kalp-sagligi/kalp-krizi-sinyali-agizda-basliyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kalp krizi sinyali ağızda başlıyor'>Kalp krizi sinyali ağızda başlıyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/by-pass-ameliyati.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: By-Pass Ameliyatı'>By-Pass Ameliyatı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/koroner-dolasim.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Koroner Dolaşım'>Koroner Dolaşım</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kalp-krizi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kronik Böbrek Yetmezliği</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kronik-bobrek-yetmezligi.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kronik-bobrek-yetmezligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 16:31:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliğinde beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=223</guid>
		<description><![CDATA[Kronik böbrek yetmezliği; nefrit, diyabet, hipertansiyon,taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları vb. nedenlerle ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yaklaşık 30000 diyalize bağımlı kronik böbrek yetmezliği hastası olduğu bilinmektedir. Diyaliz, tıbbi tedavi ve beslenme kronik böbrek yetmezliğinin tedavi esaslarını oluşturur.

Yeterli ve dengeli beslenme, yaşamın her aşamasında olduğu gibi bu hastalarda da büyük önem [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/gastrit-ve-nedenleri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gastrit ve Nedenleri'>Gastrit ve Nedenleri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/losemi-kan-kanseri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Lösemi-Kan Kanseri'>Lösemi-Kan Kanseri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/glikoz-tolerans-testi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Glikoz Tolerans Testi'>Glikoz Tolerans Testi</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kronik böbrek yetmezliği; nefrit, diyabet, <a href="http://www.saglikguncesi.net/hipertansiyon/"><strong>hipertansiyon</strong></a>,taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları vb. nedenlerle ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yaklaşık 30000 diyalize bağımlı kronik böbrek yetmezliği hastası olduğu bilinmektedir. Diyaliz, tıbbi tedavi ve beslenme kronik böbrek yetmezliğinin tedavi esaslarını oluşturur.<span id="more-223"></span><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yeterli ve dengeli beslenme, yaşamın her aşamasında olduğu gibi bu hastalarda da büyük önem taşımaktadır.Bireyin yaşam kalitesinin yükseltilmesinde, olaşabilecek<br />
komplikasyonların önlenmesi ve / veya geciktirilmesinde beslenme temel faktördür.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Tanım: </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kronik böbrek hastalıkları, böbrekte önemli hasarlara yol açarak böbrekler görevlerini yapamaz hale gelirler.Böbreklerin en önemli görevleri vücuttan atık maddelerin atılmasıdır. Kronik böbrek yetmezliğinde böbrekler görevlerini yerine getirmeyince kanda üre ve kreatin gibi maddeler yükselir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kronik böbrek yetmezliği bazı hastalarda çok yavaş ilerlerken, bazı hastalarda çok hızlı ilerler ve böbrekler kanı temizleme görevini yerine getirmez. Buna bağlı olarak<br />
kanda üre ve kreatinin çok yükselir. Kandaki elektrolitlerin dengesi bozulur. Özellikle kanda potasyum çok yükselir.Bu aşamada diyaliz veya böbrek nakli gerekir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri</strong><br />
</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Glomerulonefrit ( böbrek iltihapları) </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Doğumsal bazı böbrek hastalıkları </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Enfeksiyonlar </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Toksik maddeler </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><a href="http://www.saglikguncesi.net/diyabet-seker-hastaligi/">Diyabet</a></strong>e bağlı gelişen böbrek bozuklukları (diyabetik nefropati) </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">İdrar yollarındaki tıkanmalar </span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Beslenme Tedavisi: </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kronik böbrek yetmezliğinin tedavisinde  <span style="text-decoration: underline;">BESLENME (DİYET)</span> en önemli unsurlardan biridir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Beslenme tedavisindeki önemli unsurlar:<br />
</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Uygun miktarda enerji ve protein </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Uygun vücut ağırlığının sağlanması ve / veya korunması </span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong> Diyetteki diğer besin öğeleri </strong><br />
</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">sodyum </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">fosfor </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">potasyum </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">sıvı </span></li>
<li><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">vitamin-mineraller </span></li>
</ul>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/gastrit-ve-nedenleri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Gastrit ve Nedenleri'>Gastrit ve Nedenleri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/losemi-kan-kanseri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Lösemi-Kan Kanseri'>Lösemi-Kan Kanseri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/glikoz-tolerans-testi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Glikoz Tolerans Testi'>Glikoz Tolerans Testi</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kronik-bobrek-yetmezligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolesterol</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kolesterol.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kolesterol.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 14:52:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol nasıl düşürülür]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=217</guid>
		<description><![CDATA[Kolesterol  bir  lipittir  (yağ).  Karaciğer  tarafından  yağlı  yiyeceklerden  üretilir  ve
vücudun  işlevlerini  yerine  getirebilmesi  için gereklidir. Kolesterol vücuttaki her bir
hücrenin membranında (dış zar) bulunur.Kolesterol kan içinde lipoprotein adı verilen moleküllerle  taşınır. Üç ana kolesterol türü vardır, bunlar:

Kötü  kolesterol olarak  da  bilinen  düşük  yoğunluklu  lipoproteinin  (LDL)  damar hastalıklarının  sebebi  olduğunu  düşünülmektedir.  LDL  kolesterolü  karaciğerden hücrelere  taşır  ve  [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/kolesterol-degerleri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kolesterol Değerleri'>Kolesterol Değerleri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kalp-krizi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kalp Krizi'>Kalp Krizi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kolesterolu-dusurmenin-yollari.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kolesterolü Düşürmenin Yolları'>Kolesterolü Düşürmenin Yolları</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kolesterol  bir  lipittir  (yağ).  Karaciğer  tarafından  yağlı  yiyeceklerden  üretilir  ve<br />
vücudun  işlevlerini  yerine  getirebilmesi  için gereklidir. Kolesterol vücuttaki her bir<br />
hücrenin membranında (dış zar) bulunur.Kolesterol kan içinde lipoprotein adı verilen moleküllerle  taşınır. <span id="more-217"></span>Üç ana kolesterol türü vardır, bunlar:<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kötü  kolesterol</strong> olarak  da  bilinen  düşük  yoğunluklu  lipoproteinin  (LDL)  damar hastalıklarının  sebebi  olduğunu  düşünülmektedir.  LDL  kolesterolü  karaciğerden hücrelere  taşır  ve  miktar  hücrelerin  kullanamayacağı  kadar  fazlaysa bu durum tehlikeli birikmelere neden olabilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>İyi  kolesterol</strong> olarak bilinen yüksek yoğunluklu lipoproteinin  (HDL) ise damar<br />
hastalıklarından koruduğu düşünülmektedir.HDL kolesterolü hücrelerden alıp<br />
parçalandığı ve vücuttan atık madde olarak atıldığı karaciğere geri gönderir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Trigliseritler  karaciğer  tarafından  üretilir  ve  süt  ürünlerinde,  ette  ve  yemeklik<br />
yağlarda  bulunur.  Kiloluysanız  ve  yağlı  bir  beslenme  tarzınız  varsa,  trigliserit<br />
seviyenizin yüksek olma riski de artar. ﻿</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kolesterol Belirtileri </strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yüksek kolesterol kalp hastalığı, anjin ve inme gibi ciddi hastalıklarla ilintilidir.  Koroner  kalp  hastalığına  kalbe  kan  beslemesi  yapan  arterlerin  daralması<br />
<strong>(arteriyoskleroz)</strong> neden olur. Kolesterol  ve atık ürünler gibi  yağlı  tortular arterlerin içinde birikir.Bu birikime <strong>plak</strong> adı verilir ve plak kanın arterler içinde  akışını engeller.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Arteriyoskleroz  belirtileri  gösteriyorsanız,  kolesterol  düzeyiniz  de  yüksek  olabilir.Belirtiler dâhilinde anjin (kalbe giden kan akışının azalması sonucu meydana gelen göğüs  ağrısı),bacak  ağrısı (bacaklara kan taşıyan damarların daralmasından<br />
meydana  gelen) ve kalbe  kan  taşıyan  damarlar  içinde  kan  pıhtılarının oluşması<br />
sayılabilir. Kan pıhtıları kalp yetmezliğine neden olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Gözlerinizin  etrafında  veya  cildinizin  başka  yerlerinde  oluşan  sarı  lekeler<br />
(xanthomalar)  de  kolesterol  birikmesi  sonucu  oluşur.  Bunlar  genellikle  kalıtsal<br />
yüksek  kolesterolü  (ailenizdekilerde  yüksek  kolesterol  öyküsü  olması)  olan<br />
bireylerde görülür. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kolesterol Nedenleri </strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yaşam  tarzına bağlı bazı  risk  faktörleri  kanınızda  yüksek  kolesterol olması  riskini  artırabilir.  Örneğin,  doymuş  yağlar  yönünden  zengin  sağlıksız  bir  beslenme, egzersiz yapmama, kilolu olma, sigara içme ve fazla miktarda alkol tüketme gibi.Önerilen alkol miktarı erkeklerde günde 3-4 ünite, kadınlarda günde 2-3 ünitedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Doymuş  yağ  yönünden  zengin  yiyecekler  arasında  kırmızı  et,  sosis,  sert  peynir,tereyağı, domuz yağı, hamur işleri, kekler, bisküviler ve kaymak sayılabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Tedavi  edilebilir  bazı  hastalıklar  da  yüksek  kolesterole  neden  olabilir.  Bunlar<br />
arasında <a href="http://www.saglikguncesi.net/hipertansiyon/"><strong>hipertansiyon</strong></a> (yüksek tansiyon), diyabet, böbrek ve karaciğer hastalıkları,<br />
pankreasta akut iltihap ve tiroid bezinin yeterince çalışmaması sayılabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bazı sabit risk faktörleri de yüksek kolesterole neden olabilir. Ailenizde koroner kalp<br />
hastalığı,  inme  veya  kolesterole  bağlı  başka  hastalık  öyküleri  varsa,<br />
kolesterolünüzün yüksek olma ihtimali de artar. Yaş, kadınlarda erken menopoz ve<br />
etnik gruplar da risk faktörüdür. Hindistanlı, Pakistanlı, Bangladeşli veya Sri Lankalı<br />
atalarınız varsa, yüksek kolesterol riskiniz daha fazladır. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kolesterol Tanısı</strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kolesterolü ölçmek için genellikle kan tahlili  yapılır.Tahlil  öncesinde, daha  önce  yediklerinizin tam olarak sindirilmesi ve test sonuçlarını etkilememesi için son 12<br />
saat içinde bir şey yememeniz istenebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Alınan kan örneği kanınızdaki LDL(kötü  kolesterol),HDL(iyi  kolesterol) ve  <strong>trigliserit </strong>oranlarını belirlemek için kullanılır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kandaki  kolesterol  her  bir  litre  kan  başına  düşen  ve  milimol  adı  verilen  birimle(mmol/litre) ölçülür. Birleşik Krallıkta, şu anki hükümet kanınızdaki toplam kolesterol düzeyinin en fazla 5mmol/litre ve LDL kolesterol düzeyinin 3mmol/litreden az olması gerektiğini belirtmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Nedenler bölümünde bahsedilen tedavi edilebilir hastalıklardan  veya  risk<br />
faktörlerinden herhangi biri sizde varsa, kolesterol düzeyinizi kontrol ettirmeniz<br />
özellikle önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kardiyovasküler  hastalık  riskiniz  ve  kolesterol  oranınız  değerlendirilirken  yaşam<br />
tarzınız ve tedavi edilebilir rahatsızlıklarınızın yanı sıra yaşınız, cinsiyetiniz ve etnik<br />
kökeniniz de hesaba katılır. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kolesterol Tedavisi</strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">GP’niz sizin için en uygun olan tedaviyle ilgili olarak size tavsiye verebilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Size  yüksek  kolesterol  tanısı  konmuşsa,  az  yağ  içeren  bir  beslenme  tarzı<br />
benimsemeniz ve bol egzersiz  yapmanız  gerekir. Eğer  birkaç  ayın  sonrasında<br />
kolesterol seviyeniz düşmezse, kolesterol düşürücü ilaç almanız önerilebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Az  yağ  içeren  sağlıklı  bir  beslenme  şekli  LDL(‘kötü  kolesterol’)  seviyenizin<br />
düşmesine yardımcı olabilir.Beslenmenizde karbonhidratlar(tahıllar,pirinç, patates,  makarna),proteinler(yağsız kırmızı et,tavuk ve yağlı  balıklar),ve doymamış yağlar (mono veya çoklu doymamış yağlar ve bitki ya da ayçiçek yağı)olmak üzere tüm besin gruplarından bulunmalıdır.Ayrıca günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze yemeniz gerekir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Statinler  kolesterol  seviyenizin  düşmesini  sağlayabilir.Bunlar ayrıca  arterosklerozun önlenmesi ve tedavisinde de yararlıdır.Ancak,statinlerkabızlık,<br />
ishal, baş ağrısı ve karın ağrısı gibi hafif bazı yan etkilere neden olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Düşük dozda aspirin kan pıhtılarının oluşmasını engeller ve bu nedenle alınması<br />
önerilebilir.Ancak, 16 yaşından küçük çocuklar aspirin kullanmamalıdır. </span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/kolesterol-degerleri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kolesterol Değerleri'>Kolesterol Değerleri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kalp-krizi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kalp Krizi'>Kalp Krizi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kolesterolu-dusurmenin-yollari.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kolesterolü Düşürmenin Yolları'>Kolesterolü Düşürmenin Yolları</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kolesterol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Allerjik Rinit</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-allerjik-rinit.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-allerjik-rinit.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 10:51:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[allerjik rinit]]></category>
		<category><![CDATA[göz nezlesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Allerjik nezle burun ve üst solunum yollarının tekrarlayan bir hastalığı olup, burun tıkanıklığı,hapşırık, burun akıntısı, burun kaşıntısı, damakta kaşıntı  gibi bulgularla ortaya çıkmaktadır. Hastaların % 50 &#8211; 60’ında allerjik göz nezlesi (allerjik konjonktivit) bulguları da görülebilir. 
Hastalık yıl boyu (perennial) allerjik nezle tipinde yıl boyunca değişik sürelerde ve
şiddeti artıp azalarak seyredebilir veya sadece belli mevsimlerde [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Astım ve Tedavisi'>Çocuklarda Astım ve Tedavisi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı'>Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuk-felci-ve-korunma-yollari.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuk Felci ve Korunma Yolları'>Çocuk Felci ve Korunma Yolları</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Allerjik nezle burun ve üst solunum yollarının tekrarlayan bir hastalığı olup, burun tıkanıklığı,hapşırık, burun akıntısı, burun kaşıntısı, damakta kaşıntı  gibi bulgularla ortaya çıkmaktadır. Hastaların % 50 &#8211; 60’ında allerjik göz nezlesi (allerjik konjonktivit) bulguları da görülebilir. </span><span id="more-214"></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Hastalık yıl boyu (perennial) allerjik nezle tipinde yıl boyunca değişik sürelerde ve<br />
şiddeti artıp azalarak seyredebilir veya sadece belli mevsimlerde (örneğin ilkbaharda) ortaya çıkabilir. Çocukluk yaşlarında her yaş içinde (özellikle 5-6 yaşlarından sonra) ilk bulgular ortaya çıkmaktadır. Hastalık bulguları sırasında genellikle ateş görülmez.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>GÖRÜLME SIKLIĞI : </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ülkemizde çocuklar arasında görülme sıklığı ortalama % 10-15 kadardır. Anne ve/veya babasında allerjik nezle veya bir başka allerjik hastalığı olanlarda allerjik nezle görülme sıklığı artmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>ETMENLERİ: </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Hastalık bulguları  en sıklıkla bitkilerin havada uçuşan polenleri ile ve ayrıca  ev tozu akarları, küf sporları, evcil hayvanların deri ve tüy döküntüleri  gibi alerjenlerle<br />
karşılaşmayı takiben ortaya çıkar.Ayrıca sigara dumanı, hava kirliliği, keskin kokular ,soğuk hava, rüzgarlı hava gibi üst solunum yollarını rahatsız edici faktörler tarafından tetiklenerek bulguları başlar. Bulguların olmadığı dönemlerde çocuk son derece iyi olup tamamen sağlıklı bir görünümde olabilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>TANI YÖNTEMLERİ: </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Allerjik nezle tanısı sık burun ve göz kaşıntısı, akıntısı, tıkanması olan çocuklarda  muayene bulguları, laboratuar testleri ve allerji deri testleri ile konur. Deri Allerji testleri her yaş grubunda yapılabilir ve allerji uzmanları tarafından değerlendirilmelidir. Elde edilen bulgular tedavide yön vericidir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>TEDAVİ : </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Allerjik nezle tedavisindeki en önemli basamak  o hasta için tetikleyici olarak etki eden faktörlerden (örneğin polenler, ev tozu akarları gibi alerjenlerden, veya sigara dumanı keskin kokular gibi rahatsızlık vericiler)  korunmaktır.  İlaç tedavisi olarak 2 grup ilaç vardır.Bunlardan bir grubu devamlı olarak kullanılan ilaçlar olup çocuk iyi de olsa verilmelidir. Örneğin ilkbahar aylarında mevsimsel allerjik nezlesi olan çocuklarda ilkbahar ayları boyunca (Nisan-Temmuz arası) ilaçlar gerekiyorsa sürekli verilebilir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bütün bir yıl boyunca süren (perennial) allerjik nezleli çocuklarda ise yıl içinde çeşitli dönemlerde ara ara veya uzun süre ilaçlar verilebilir. Allerjik nezleye allerjik göz nezlesi bulguları da eşlik ediyorsa göz damlası şeklinde ek ilaçlar verilmesi gerekebilir. Bu gruptaki ilaçlar çoğunlukla antihistaminik tabletler, kortizonlu burun spreyleri gibi ilaçlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Diğer bir grup ilaç ise  hastalık bulguları ortaya çıktığında amacıyla yani gerekli<br />
olduğunda kullanılır.Allerjik nezle ilaçları  şurup, hap, burun spreyi  şeklinde olabilir. Ayrıca gerekli görülen hastalarda ek olarak allerji aşıları (immünoterapi) önerilerek karşı bireyin duyarlı olduğu allerjenlere karşı allerjisinin azaltılması yöntemi de bir tedavi seçeneğidir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Tedavisi planlanan hastaların uygun aralıklarla takip muayeneleri yapılır, aralardaki </span><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">rahatsızlıklarını nasıl tedavi edecekleri konunda bilgiler verilir ve halledemedikleri bir problemle karşılaştıklarında nereye başvuracakları kendilerine açıklanır. Hastalar kendilerine önerilen tedaviye uydukları takdirde hastalığın ağırlığında azalma görülür, tedaviye uyulmadığı takdirde hastalık bulgularında ilerleme görülür. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Hastaların uygun aralıklarla izlenmesi ve hastalığın seyrine göre tedavinin yeniden<br />
düzenlenmesi en önemli noktalardan biridir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>KOMPLİKASYONLARI: </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Allerjik nezle hastalığı olan çocuklarda üst solunum yollarının komşuluğu ve hassaslığı nedeniyle zaman zaman sinüzit, geniz eti büyümesi, orta kulak iltihabı gibi diğer hastalıklar da eşlik edebilir. Ayrıca astım hastalığı olanlarda sıklıkla yıl boyunca devam eden allerjik nezle hastalığı da vardır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>TEDAVİYE UYULMADIĞINDA ORTAYA ÇIKABİLECEK RİSKLER: </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Hastalık tedavi edilmediğinde çocuğun günlük yaşamını, yaşam kalitesini, okul başarısını olumsuz yönde etkileyebilir. Tekrarlayan üst solunum yolu problemleri (sinüzit gibi) ve kulak iltihabı gibi diğer hastalıklara zemin hazırlayabilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>PROGNOZU: </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ayrıca bir allerjik hastalığı bulunan kişilerde bazen bir başka allerjik hastalık bulguları zaman içinde eklenebilir. Örneğin Allerjik nezleli çocuklarda zaman içinde astım bulguları da ortaya çıkabilir.<br />
Hastalara uygulanan tedavi ile genellikle hastalık bulguları süratle iyileşir ve<br />
yakınmaların şiddeti ve sıklığı azalır.<br />
</span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Astım ve Tedavisi'>Çocuklarda Astım ve Tedavisi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı'>Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuk-felci-ve-korunma-yollari.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuk Felci ve Korunma Yolları'>Çocuk Felci ve Korunma Yolları</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-allerjik-rinit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karın Ağrısı</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/ilkyardim-bilgileri/karin-agrisi-2.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/ilkyardim-bilgileri/karin-agrisi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 20:08:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Acil Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Karın ağrısı en tehlikeli belirtilerden birisidir. Kişiler çoğu kez belirti ile hastalığı
birbirine karıştırdıklarından; belirtinin kalkmasını hastalığın da ortadan kalkması anlamına alırlar. Oysa temel neden ortadan kalkmadığı takdirde belirtinin kalkması çok tehlikeli bir durum yaratabilir.

Karın içerisinde:
1.  İltihaplanma
2. Kanama
3. Yırtılma
4. Tıkanıklık

gibi durumlar söz konusu olduğunda kusma, karın kaslarının sertleşmesi, karın
ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu tıpta [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/ilkyardim-bilgileri/karin-agrisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Karın Ağrısı'>Karın Ağrısı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bel-agrisi-ve-tedavisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bel Ağrısı ve Tedavisi'>Bel Ağrısı ve Tedavisi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/beyin-cerrahisi/her-bas-agrisi-migren-degil.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Her baş ağrısı migren değil'>Her baş ağrısı migren değil</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Karın ağrısı en tehlikeli belirtilerden birisidir. Kişiler çoğu kez belirti ile hastalığı<br />
birbirine karıştırdıklarından; belirtinin kalkmasını hastalığın da ortadan kalkması anlamına alırlar. Oysa temel neden ortadan kalkmadığı takdirde belirtinin kalkması çok tehlikeli bir durum yaratabilir.<span id="more-212"></span><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Karın içerisinde:<br />
1.  İltihaplanma<br />
2. Kanama<br />
3. Yırtılma<br />
4. Tıkanıklık<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">gibi durumlar söz konusu olduğunda kusma, karın kaslarının sertleşmesi, karın<br />
ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu tıpta çok önemli ve acil müdahale gerektiren durumlardan birisidir. Hekimler hastanın değerlendirilmesini yukarıda belirtilen bulgu ve belirtilerle yapmaktadır. Eğer bu belirtiler ağrı kesici ilaçlar kullanılarak ortadan kaldırılacak olursa hekim ve sağlık personelinin yanılabilmesi mümkündür.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bu nedenle karın ağrısı olanların, ağrı kesici  İlaç almaları engellenmeli, yukarıda<br />
sayılan durumlar varsa hastanın en yakın sağlık kuruluşuna iletilmesi sağlanmalıdır.<br />
Şiddetli karın ağrısı ve kusması olan kişilerde ağrı kesicinin yanısıra, ağızdan yiyecekte verilmemelidir. Çünkü bu kişiler büyük bir olasılıkla ameliyata alınacaklardır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Eğer mideleri dolu olursa kusmaları ve kusmuklarının solunum yollarına kaçması<br />
mümkündür. Ameliyat ve anestezi zorlaşır.<br />
</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">KARIN AĞRISI OLANLARA, BİLİNCİ KAPALI OLANLARA AĞIZDAN HİÇ BİRŞEY VERİLMEZ. </span></span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/ilkyardim-bilgileri/karin-agrisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Karın Ağrısı'>Karın Ağrısı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bel-agrisi-ve-tedavisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bel Ağrısı ve Tedavisi'>Bel Ağrısı ve Tedavisi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/beyin-cerrahisi/her-bas-agrisi-migren-degil.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Her baş ağrısı migren değil'>Her baş ağrısı migren değil</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/ilkyardim-bilgileri/karin-agrisi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Kanama ve Doğum</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/kadin-sagligi/hamilelikte-kanama-ve-dogum.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/kadin-sagligi/hamilelikte-kanama-ve-dogum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2010 20:05:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte kanama]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[Acil doğumda ilk yardım 

Nadiren de olsa acil doğum olaylarına müdahale zorunluluğu olabilir. Gemide,araba arızalarında yerleşim yerinden uzakta, afet hallerinde acil doğuma müdahele gerekebilir.Bu durumda doğumun doğal bir olay olduğunun hatırlanması gerekir. 
Doğum olaylarının büyük çoğunluğu hayatı tehdit etmez.Normal doğumda bebeğin başı ilk olarak doğar. Nadiren bebeğin makadının önce geldiği doğum biçimlen olabilir.

Doğumun ilk evresi [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/ilkyardim-bilgileri/havale-ve-ilkyardim.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Havale ve İlkyardım'>Havale ve İlkyardım</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/su-dezenfeksiyonu.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Su Dezenfeksiyonu'>Su Dezenfeksiyonu</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/bebeginizi-yikarken-dikkat.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebeğinizi yıkarken dikkat'>Bebeğinizi yıkarken dikkat</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Acil doğumda ilk yardım </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Nadiren de olsa acil doğum olaylarına müdahale zorunluluğu olabilir. Gemide,araba arızalarında yerleşim yerinden uzakta, afet hallerinde acil doğuma müdahele gerekebilir.Bu durumda doğumun doğal bir olay olduğunun hatırlanması gerekir. </span><span id="more-210"></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Doğum olaylarının büyük çoğunluğu hayatı tehdit etmez.Normal doğumda bebeğin başı ilk olarak doğar. Nadiren bebeğin makadının önce geldiği doğum biçimlen olabilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Doğumun ilk evresi </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bel ağrısı, nişanenin görülmesi (rahimin ağzının açılmaya başladığını gösteren<br />
sümüksü, kanlı tıkaç) doğum olayının başladığının göstergesidir. 10-20 dakikada<br />
gelen ağrılar doğum kanalının genişlemesini sağlayacaktır.  İlk doğumunu yapanlarda bu evre 15-16 saat, ikinci doğumdakilerde ise 10 saat kadar sürecektir.<br />
Bu evrenin sonuna doğru ağrılar güçlenir. Eğer vajenden birdenbire berrak bir<br />
sıvı gelirse (suların gelmesi) bebeğin içerisinde yüzdüğü sıvıyı çevreleyen kesenin yırtıldığını gösterir. Doğumun ikinci evresi başlamıştır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Nadiren suların gelmesiyle birlikte bebeğin göbek kordonu sarkabilir. Eğer böyle<br />
bir durum söz konusu ise anne diz dirsek pozisyonuna getirilir. Yani yüzü bir yastığa<br />
dayanmış, kalçalar dizden doksan derece bükülü olarak yüzüstü duruşuna getirilir. En kısa sürede annenin sağlık kuruluşuna iletilmesi gerekir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Doğumun ikinci evresi </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">İlk doğumda bir saat ikinci doğumda ise 30-45 dakika kadar sürer. Anne hareket<br />
ettirilmez. Tuvalet gereksinimi duysa bile yerinden kaldırılmaz.5-10 dakika aralarla gelen doğum ağrıları hastanın hastaneye ulaştırılabilmesi için elverişli zaman olabileceğini gösterir. Ancak doğum kasılmaları ve ağrıları iki dakikadan kısa sürede bir tekrarlıyorsa doğum yolda hastaneye ulaşmadan olabilir. Hastanın ilk doğumu olması süreci yavaşlatır. Hastada ıkınmaların olması bebek başının vajene girişini gösteren bir bulgu olabilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Eğer doğum evde yapılacaksa gereksiz herkes dışarı çıkartılmalıdır. Ancak ilkyardımcıya yardım edecek bir kişi varsa yardım etmek üzere kalabilir. Eğer arabada ise arka koltuğa, herhangi bir açık yerde ise doğrudan bir bez yada örtü serilmiş yere yatırılır. Eğer ortam kalabalıksa kişiler sırtlarını dönerek bir halka oluştururlar böylece bir dereceye kadar gizlilik ve annenin rahatlığı sağlanmış olur. Kalçanın altına yastık,minder vb konur.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Doğum normal ve doğal bir olaydır. Zorunlu hallerde yolda hastane dışında<br />
doğum olayı ile karşılaşılması halinde telaşlanmamalıdır. Eğer bebeğin başı vajenden </span><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">görülmekte ise kesinlikle durdurmaya yada başı  İtmeye çalışılmamalıdır. Bu çok tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Baş bükülüp, kıvrılmamalıdır. Çekilmemelidir. Kontrollü bir biçimde doğması sağlanmalıdır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Steril araç gereç yoksa en önemlisi el temizliğidir. Eller bol su ve sabunla yıkan-<br />
malıdır. Eğer tentürdiyot varsa eller kolonya ile sulandırılmış tentürdiyota batırılmalıdır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bebeğin göbeğinin bağlanacağı iplik tentürdiyot içerisinde bekletilmelidir. Kullanılacak araç gerecin hepsi tentürdiyot içerisinde beklemelidir. Kaynatma olanağı varsa kaynatılmalıdır. Çevrede imkan varsa su kaynatılmalıdır. Eğer ev koşullarında yapılacak olursa hastanın kalçasının altına yerleştirilecek minderlerle yada hasta yatağın kenarına yerleştirilerek doğuma hazırlanmalıdır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bebek başı çıktığında eğer boynunun çevresine kordon dolanmışsa bunun yüze<br />
doğru döndürülerek gevşetilmesi gerekir. Eğer boyuna sarılan kordon hızla açılmayacak olursa doğumun tamamlanmasını engeller ve bebeğin hayatını tehlikeye düşürebilir. Ancak bu açma hareketi çok nazik olmalıdır. Göbek kordonu çekilmemelidir.Baş doğarken annenin vajeninin arka duvarı yırtılmayı önleyecek biçimde dıştan korunur.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Baş doğarken vücudun doğmasından önce bebeğin ağzı parmaklara sarılan<br />
temiz bir tülbentle silinerek temizlenir. Ağız içerisindeki salgılar silinir.<br />
Bebeğin kaygan olduğu kolayca elden kayabileceği unutulmamalıdır.Vücut doğarken elle desteklenir. Bebek vücut doğarken ayaklarından yakalanır ve baş aşağı<br />
duruma getirilir.Daha sonra göbek kordonunu engellemeyecek biçimde annenin de tutabilmesini sağlamak üzere annenin karnına yan olarak yatırılır. Göbek kordonuna en yakını bebekten 15 santimetre uzaklıkta olacak biçimde üç düğüm atılır. Düğümler arası 1, 5-2 santimetre olabilir. Bebekten en uzaktaki iki düğüm arasından kesilir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kesik göbek ucuna herhangi bir toz yada dezenfektan dökülmemelidir. Kesilmesinden 10 dakika sonra kanama olup olmadığını anlayabilmek için göbek<br />
kordonu kontrol edilir.Eş bebeğin doğmasından 15-20 dakika sonra doğar. Kordon çekilmemeli, aşılmamalıdır. Ancak karına elle masaj yapılabilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Doğan eşte bir beze sarılarak birlikte götürülür. Çünkü çıkan eşin tam olup olma-<br />
dığının götürüleceği sağlık kuruluşunda incelenmesi gerekir. Kanama sürüyorsa şoku önlemek üzere gerekli uygulamalar yapılır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Makat gelişi </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Anne yatakta ise kalçaları yatağın kenarına getirilir ve ayaklarının altına puf,<br />
sandık vb konarak ayrık olarak yatağın dışında yatakla aynı düzeyde basması sağlanır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bebek doğarken nazikçe desteklenir ancak hiç bir itme ve çekme yapılmaz.<br />
Sıcak tutmak üzere vücudu sarılır. Bundan amaç soğuk etkisi ile bebeğin soluk almasının önlenmesidir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Doğum sırasında bebeğin doğum kanalından sarkmasına izin verilir. Omuzların<br />
çıkmasından sonra baş doğum kanalı içerisinde 3 dakikadan fazla süre kalmışsa<br />
bebek ayaklarından kavranır ve bebek annenin karnına doğru kaldırılır, Bundan amaç burun ve ağzın çıkmasını sağlamaktır. Başın geri kalan kısmının doğumunu sağlamak için acele edilmemelidir. Ağız ve burun çıktıktan sonra başın geri kalan kısmının doğumu sorun yaratmayacaktır. Gecikmesi bir olumsuzluk nedeni değildir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Doğumdan sonra bebek soluk almıyorsa;<br />
1. Bebeğe sırtına şamar vurulmamalıdır.<br />
2. Ağız içi tekrar temizlenir.<br />
3. Eğer solunum başlamadı ise ağızdan yapay solunuma başlanır.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Düşük </strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Herhangi bir nedenle gebeliğin 28 haftasından önce gebelik kendiliğinden sonlanacak olursa buna düşük denmektedir. Düşükte vajenden kanama olur ve eğer şiddetli ise şok gelişebilir. Bu durumda şokla savaşılır. Karnın alt bölgesinde ve pelvik bölgede şiddetli olabilen kramp benzeri ağrılar olur. Fetüs ve diğer gebelik ürünleri dışarı atılabilir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Hasta baş ve omuzları hafif yüksek dizler hafif bükük yatırılır.Nabız ve solunum hızı sürekli kontrol edilirken hasta sağlık kuruluşuna iletilir. </span></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/ilkyardim-bilgileri/havale-ve-ilkyardim.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Havale ve İlkyardım'>Havale ve İlkyardım</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/su-dezenfeksiyonu.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Su Dezenfeksiyonu'>Su Dezenfeksiyonu</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/bebeginizi-yikarken-dikkat.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bebeğinizi yıkarken dikkat'>Bebeğinizi yıkarken dikkat</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/kadin-sagligi/hamilelikte-kanama-ve-dogum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
