<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Güncesi</title>
	<atom:link href="http://www.saglikguncesi.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikguncesi.net</link>
	<description>Güncel Sağlık Yazıları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jun 2010 15:00:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitkiler</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bademcik-sismesine-iyi-gelen-sifali-bitkiler.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bademcik-sismesine-iyi-gelen-sifali-bitkiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 15:00:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KBB]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=554</guid>
		<description><![CDATA[Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitkiler
Birçok rahatsızlıkta olduğu gibi içinde bulunduğumuz soğuk havalarda  sıkça karşılaştığımız bademcik şişmelerini de şifalı bitkilerle tedavi  etmek mümkün. İşte bademcik şişmelerine iyi gelen şifalı bitki  tedavileri…
Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitki tedavileri
Yaban  mersini on dakika süre ile sıcak suda demlenir. Süzülerek elde  edilen sıvıya dut [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bademcik-cevresi-apsesi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bademcik Çevresi Apsesi'>Bademcik Çevresi Apsesi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bademcik-iltihabi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bademcik İltihabı'>Bademcik İltihabı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bobreklerinizin-sagligini-sifali-caylarla-koruyun.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Böbreklerinizin sağlığını şifalı çaylarla koruyun'>Böbreklerinizin sağlığını şifalı çaylarla koruyun</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;">Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitkiler</span></span></h2>
<p>Birçok rahatsızlıkta olduğu gibi içinde bulunduğumuz soğuk havalarda  sıkça karşılaştığımız bademcik şişmelerini de şifalı bitkilerle tedavi  etmek mümkün. İşte bademcik şişmelerine iyi gelen şifalı bitki  tedavileri…<br />
<strong>Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitki tedavileri</strong><span id="more-554"></span></p>
<p>Yaban  mersini on dakika süre ile sıcak suda demlenir. Süzülerek elde  edilen sıvıya dut pekmezi ilave edilerek şurup kıvamına gelinceye kadar  karıştırılır. Hastalık süresince hazırlanan bu şuruptan günde üç çorba  kaşığı içilir.</p>
<p>Hatmi çiçeği ve papatya birlikte demlenir,  süzül­dükten sonra iki saat dinlendirilir. Hazırlanan bu karışım şurup  kıvamına gelinceye kadar üzüm suyu ile tat­landırılarak karıştırılır.  Hastalık süresince bu şuruptan ısıtılarak bir fincan içilir.</p>
<p>Kaynak: sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bademcik-cevresi-apsesi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bademcik Çevresi Apsesi'>Bademcik Çevresi Apsesi</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/bademcik-iltihabi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bademcik İltihabı'>Bademcik İltihabı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bobreklerinizin-sagligini-sifali-caylarla-koruyun.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Böbreklerinizin sağlığını şifalı çaylarla koruyun'>Böbreklerinizin sağlığını şifalı çaylarla koruyun</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bademcik-sismesine-iyi-gelen-sifali-bitkiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbreklerinizin sağlığını şifalı çaylarla koruyun</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bobreklerinizin-sagligini-sifali-caylarla-koruyun.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bobreklerinizin-sagligini-sifali-caylarla-koruyun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 14:13:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=551</guid>
		<description><![CDATA[Böbreklerinizin sağlığını şifalı çaylarla koruyun 
Uzmanlar, böbrekleri rahatlatabilen bitkileri yalnızca idrar yolları  problemlerinde etkili olmakla kalmayıp tüm bedeni tedavi ettiğini ve  böylece vücudumuzun temizleyiciliğini üstlenen böbrekleri desteklediğini  belirtiyor. İşte böbrek sağlığı için çaylarını yapıp tüketebileceğiniz  bitkiler…
Hindiba, yoğurtotu ve kuş yaprağı gibi bitkilerden yapılan çaylar,  böbreklerin sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bademcik-sismesine-iyi-gelen-sifali-bitkiler.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitkiler'>Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitkiler</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kronik-bobrek-yetmezligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kronik Böbrek Yetmezliği'>Kronik Böbrek Yetmezliği</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Böbreklerinizin sağlığını şifalı çaylarla koruyun </strong></span></p>
<p>Uzmanlar, böbrekleri rahatlatabilen bitkileri yalnızca idrar yolları  problemlerinde etkili olmakla kalmayıp tüm bedeni tedavi ettiğini ve  böylece vücudumuzun temizleyiciliğini üstlenen böbrekleri desteklediğini  belirtiyor. İşte böbrek sağlığı için çaylarını yapıp tüketebileceğiniz  bitkiler…<span id="more-551"></span></p>
<p>Hindiba, yoğurtotu ve kuş yaprağı gibi bitkilerden yapılan çaylar,  böbreklerin sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı oluyor.</p>
<p>Böbreğin en önemli işlevi, bedenin sıvı dengesini düzenlemektir.  Böbrek genelde sıvı dışkılayıcı bir organ olarak bilindiği halde,  başlıca görevi sıvıyı muhafaza etmektir.</p>
<p>Böbrekten geçen sıvının önemli bölümü, sisteme yeniden kazandırılır.  Bedene giren sıvının yalnızca küçük bir bölümü, atık maddelerin  çözünmesinde kullanıldıktan sonra idrar kesesine gönderilir. Böbrek,  bedenin tuz dengesini de düzenler.</p>
<p>Böbreğin bir başka önemli işlevi de, kandaki asit oranını  dengelemektir. Ayrıca, atık maddelerin ve kullanılabilir maddelerin  ayrışımından da sorumludur.</p>
<p>Kan böbreklerde süzülürken bazı yaşamsal moleküller (örneğin glikoz  ve aminoasitler) kandan ayrılır ve idrara karışır. Ama daha sonra atık  maddeler dışkılanırken, bu önemli moleküller yeniden özümlenir.</p>
<p>Böbreğin çapraşık bir organ oluşu, bir bakıma atık maddeleri ve  yaşamsal öneme sahip molekülleri ayrıştırabilme yeteneğinden  kaynaklanır.</p>
<p>Böbrekler ayrıca, kan basıncının düzenlenmesinde etkili olan renin  hormonunun yapımına da katkı sağlar.</p>
<p><strong>İdrar artırıcı bitkiler</strong></p>
<p>Hindiba (yaprak veya kök), belki de en etkili ve en değerli idrar  artırıcı bitkidir ve bol miktarda potasyum da içerir. Hâlbuki idrar  artırıcı ilaçlar kullanıldığında, bedenden bol miktarda potasyum  atılması nedeniyle çok zararlı yan etkiler oluşabilir.</p>
<p>Hindiba alındığında ise yalnızca bu yan etkilerden uzak durulmaz,  aynı zamanda bedendeki potasyum düzeyi de yükseltilmiş olur. Hindiba  ayrıca, karaciğer güçlendirici olarak çok ünlüdür ve çok yönlü bir  biçimde kullanılabilir.</p>
<p>Yoğurtotu, genel anlamda diüretik etkiye sahip olan değerli bir  bitkidir. Kan temizleyici, lenf sistemini temizleyici ve idrar artırıcı  etkileri sayesinde, bu sistemde görülen tüm hastalıklarda öncelikle  kullanılabilir.</p>
<p>Ayrıca alınabilecek bitkiler şunlardır:<br />
- Huş ağacı yaprağı,<br />
- Fasulye kabuğu,<br />
- Isırgan otu,<br />
- Altınbaşak bitkisi,<br />
- Atkuyruğu bitkisi,<br />
- Meyan kökü,<br />
- Maydanoz,<br />
- Kayışkıran kökü.</p>
<p><strong>İdrar yolları için antiseptik bitkiler</strong></p>
<p>Bazı idrar artırıcı bitkilerin antiseptik etkisi, içerdikleri  uçucu yağlardan kaynaklanır. Bu yağlar böbrek kanalcıklarından atılır ve  böylece mikropları doğrudan etkileyebilirler. Bu bitkiler;  civanperçemi, kereviz tohumu, funda (yaprak ve çiçek), kayışkıran kökü,  huş ağacı yaprağı, ayrıkotu kökü, ardıç kozalağı, sarımsak olarak  sayılabilir.</p>
<p><strong>İdrar yollarında mukoza koruyucular</strong></p>
<p>Bazı hastalıklarda idrar yolları mukozası, enfeksiyon veya sürtünme  nedeniyle tahriş olur ve yatıştırılması gerekir. Hatmi yaprağı, mısır  püskülü ve ayrıkotu kökü, mukoza koruyucu etki içerirler ve başka  bitkilerle karıştırılarak da kullanılabilirler.</p>
<p><strong>İdrar yolları için sıkıştırıcı bitkiler</strong></p>
<p>İdrarda kan görülmesi doktor teşhisi gerektiren bir belirtidir ama,  eğer önemli bir hastalık söz konusu değilse, sıkıştırıcı/büzüştürücü  (adstringent) ilaçlarla tedavi edilebilir.</p>
<p>Adstringent ilaçlar böbreklerdeki, idrar kesesindeki ve idrar  yollarındaki kanamaları durdurabilirler ve yaralanmaların iyileşme  sürecini desteklerler.</p>
<p>En önde gelen adstringent bitkiler, atkuyruğu, sinirliot, ceviz  yaprağı, huş ağacı yaprağı, ebegümecidir.</p>
<p>Kaynak: sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bademcik-sismesine-iyi-gelen-sifali-bitkiler.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitkiler'>Bademcik şişmesine iyi gelen şifalı bitkiler</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kronik-bobrek-yetmezligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kronik Böbrek Yetmezliği'>Kronik Böbrek Yetmezliği</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/bobreklerinizin-sagligini-sifali-caylarla-koruyun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabet dondurma diye sakın fazla tüketmeyin</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/diyabet-dondurma-diye-sakin-fazla-tuketmeyin.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/diyabet-dondurma-diye-sakin-fazla-tuketmeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 13:18:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[Diyabet dondurma diye sakın fazla tüketmeyin
Diyabet hastaları için üretilen özel ürünler her geçen gün artıyor.  Baklava, sütlü tatlılar derken dondurmanın da diyabetik olanını pisayada  bulmak mümkün artık. Uzmanlar, bu ürünlerde şeker yerine yapay  tatlandırıcılar kullanıldığı için aşırıya kaçılmaması gerektiğini  söylüyor.

Diyabet (şeker) hastaları için üretilen özel ürünlerin sayısı her  geçen gün [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/diyabet-seker-hastaligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Diyabet-Şeker Hastalığı'>Diyabet-Şeker Hastalığı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/kalp-sagligi/diyabet-ve-kalp-hastaliklarini-tetikliyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Diyabet ve kalp hastalıklarını tetikliyor'>Diyabet ve kalp hastalıklarını tetikliyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/dondurma-yaz-sicaginda-serinletirken-vucudu-da-dinc-tutuyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dondurma yaz sıcağında serinletirken, vücudu da dinç tutuyor'>Dondurma yaz sıcağında serinletirken, vücudu da dinç tutuyor</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diyabet dondurma diye sakın fazla tüketmeyin</strong></span></p>
<p>Diyabet hastaları için üretilen özel ürünler her geçen gün artıyor.  Baklava, sütlü tatlılar derken dondurmanın da diyabetik olanını pisayada  bulmak mümkün artık. Uzmanlar, bu ürünlerde şeker yerine yapay  tatlandırıcılar kullanıldığı için aşırıya kaçılmaması gerektiğini  söylüyor.<br />
<span id="more-549"></span><br />
Diyabet (şeker) hastaları için üretilen özel ürünlerin sayısı her  geçen gün artıyor. Günümüzde baklavadan sütlaca her türlü tatlının  diyabet olanını bulmak hiç de zor değil. Yazın gelmesiyle birlikte en  çok rağbet gören diyabet tatlar listesinde şüphesiz dondurma birinci  sırada yer alıyor. Ancak uzmanlar, şeker yerine tatlandırıcı kullanılan  diyabet dondurmalarının mümkün olduğunca az tüketilmesi gerektiğini  söylüyor.</p>
<p>Dondurmanın yapımında süt ve süt ürünlerinin yanı sıra şeker,  bitkisel yağ, çeşidine göre çikolata, kakao,  meyve gibi besinler ve kıvam artırıcı salep kullanılıyor. Ancak diyabet  hastaları için üretilen dondurmalarda ise şeker yerine tatlandırıcı yer  alıyor. Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Sancak,  diyabet hastaları için hazırlanan dondurmalarda kullanılan yapay  tatlandırıcılara bağlı olarak sağlık  sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade ediyor. Bu dondurmaların aşırı tüketimi halinde kan şekerinin yükseleceğini  belirten Sancak, &#8220;Çocuk diyabetliler bu tür dondurmaları asla  tüketmemeli. Yetişkinler ise çok az tüketmeli, fazla tüketim  halinde hem uygun dozun üzerinde  tatlandırıcı almaya, hem de fazla kalori alıp kan şekerinin yükselmesine  neden olunur. Bu da diyabetliler için tehlikelidir.&#8221; dedi. Sancak,  şeker hastalarının yaz günlerinde meyve tatlılarını, içecek olarak da az  tuzlu ayran, soda, komposto, buzlu çay, şekersiz limonatayı tercih  etmelerini önerdi.</p>
<p>Öte yandan diyabet dondurması üreten firmalar ise şeker hastalarını, tüketim miktarını aşmamaları gerektiği konusunda  uyarıyor. Diyabet dondurmaları yapımında tatlandırıcı şeker ve bitki  liflerinden elde edilmiş tatlandırıcılar kullandıklarını söyleyen Mado  Dondurmaları yetkilileri, müşterilerini tavsiye edilen tüketim miktarını aşmamaları konusunda  uyardıklarını dile getirdi. Karaköy Güllüoğlu Baklavaları Yönetim  Kurulu Başkanı Nadir Güllü ise diyabet baklavada kıvamı yakaladıklarını  ancak birçok kez denemelerine rağmen diyabet dondurmada bu kıvamı,  lezzeti yakalayamadıklarını belirtti.</p>
<p><strong>Şeker hastaları yazın nasıl beslenmeli?</strong></p>
<p>Sıvı tüketimini ihmal etmeyin. Erkekler  günde 2,5 litre, bayanlar ise 2,0 litre sıvı almalı.</p>
<p>Günde 1-2 adet soda (tansiyonu olanlar 1&#8242;den fazla tüketmesin), az  tuzlu ayran, şekersiz, limonata, komposto ve buzlu çaylar için.</p>
<p>Daha fazla sebze, meyve ve kuru baklagil tüketin. Meyve suyu,  posasını kaybettiği için kan şekerini hızlı yükseltebilir. Bu nedenle  meyve suyunu asla tercih etmeyin.</p>
<p>Daha az yağ tüketin. Özellikle doymuş yağlar kolesterolü yükseltir. Bu nedenle doymuş yağ oranı yüksek; yağlı  et, kurabiye, börek, cips, çikolata, kek, bisküvi ve tam yağlı süt ürünlerini sınırlı tüketin.</p>
<p>Yağsız veya yarım yağlı süt, yoğurt,  peynir, kefir vb. süt ürünleri tüketin.</p>
<p>Çay şekeri, şeker-şekerlemeler, şekerli reçel ve marmelat, pekmez,  bal, çikolata ve dondurma yemeyin.</p>
<p>Asla öğün atlamayın.</p>
<p><img src="http://www.memurlar.net/common/images/press/7.gif" alt="Zaman" /></p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/diyabet-seker-hastaligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Diyabet-Şeker Hastalığı'>Diyabet-Şeker Hastalığı</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/kalp-sagligi/diyabet-ve-kalp-hastaliklarini-tetikliyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Diyabet ve kalp hastalıklarını tetikliyor'>Diyabet ve kalp hastalıklarını tetikliyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/dondurma-yaz-sicaginda-serinletirken-vucudu-da-dinc-tutuyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Dondurma yaz sıcağında serinletirken, vücudu da dinç tutuyor'>Dondurma yaz sıcağında serinletirken, vücudu da dinç tutuyor</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/diyabet-dondurma-diye-sakin-fazla-tuketmeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız kokusunun sebepleri ve tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/agiz-ve-dis-sagligi/agiz-kokusunun-sebepleri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/agiz-ve-dis-sagligi/agiz-kokusunun-sebepleri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 12:27:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=547</guid>
		<description><![CDATA[Ağız kokusunun sebepleri ve tedavisi
Ağız kokusu, insanı olumsuz etkileyen bir durum olarak bilinir.
Erişkinler veya küçüklerin, yaşamlarında mutlaka ağız kokusundan  şikayetçi oldukları zamanlar olmuştur. Bazılarının ise, bu durumdan  şikâyeti kroniktir.
Ağız kokusu; etkilediği bireyler için sosyal ve psikolojik yönden  olumsuz bir durum haline gelmiştir.

Kötü ağız hijyeni , dişler üzerindeki gıda birikimi, ağızdaki çürük  [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/agiz-ve-dis-sagligi/sigaranin-agiz-ve-dis-sagligi-uzerine-etkileri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sigaranın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri'>Sigaranın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı'>Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;">Ağız kokusunun sebepleri ve tedavisi</span></span></h2>
<p>Ağız kokusu, insanı olumsuz etkileyen bir durum olarak bilinir.</p>
<p>Erişkinler veya küçüklerin, yaşamlarında mutlaka ağız kokusundan  şikayetçi oldukları zamanlar olmuştur. Bazılarının ise, bu durumdan  şikâyeti kroniktir.</p>
<p>Ağız kokusu; etkilediği bireyler için sosyal ve psikolojik yönden  olumsuz bir durum haline gelmiştir.<br />
<span id="more-547"></span><br />
Kötü ağız hijyeni , dişler üzerindeki gıda birikimi, ağızdaki çürük  kaviteleri , çekim yaraları , ülserler , dental ve tonsiller, apseler  (diş ve bademcikle ilgili apseler) ; gingivitis, periodontitis ve  stomatitis gibi diş eti hastalıkları , ağız kuruluğu , kıllı dil gibi  ağız içindeki problemlerden oluştuğu gibi, üremi , diabetik ketoasidoz ,  karaciğer rahatsızlıkları , kronik pulmoner hastalıklar , mide  rahatsızlıkları gibi sistemik nedenlerle de görülebilir.</p>
<p>Diş hekimleri ağız kokusunun, lokal mi, yoksa sistemik faktörlere mi  bağlı olduğunu tespit etmeli ve doğru teşhisi koyup ona göre tedavi  yöntemini belirlemelidir.</p>
<p>Solunum sisteminden gelen hava , ağızdan dışarı yayılırken oral  kavitedeki (ağız boşluğu) kötü kokulu uçucu karışımla birleşerek dışarı  çıkar ve kişilerin kendisini de, çevresini de rahatsız eden hoş olmayan  kokular oluşur.<br />
Bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda ağız kokusu vakalarının  çoğunluğunun oral kaviteden kaynaklandığı tespit edilmiştir.<br />
Kötü ağız kokusunun oluşmasına etki eden faktörler arasında, tükürüğün  önemli rol oynadığı kabul edilmektedir.<br />
Sağlıklı ağızdan alınan tükürüğe göre , periodontitisli ağızlardan  alınan tükürüğün daha hızlı kokuştuğu belirtilmiştir.</p>
<p>Aktif periodontitisli hastalardan alınan tükürükte çok parçalanmış  epitel hücresi vardır . Ve bu hücreler önemli ölçüde bakterilerle  kaplıdır. Ayrıca tükürükte zarar görmüş lökositler de mevcuttur.  Lökositler, çok miktarda kükürt taşıyan aminoasitlere sahiptir ve bunlar  uçucu sülfür bileşiği üretiminde kullanılırlar. Lökositler, periodontal  hastalıklar sırasında göç ederek , periodontal hastalıklı bireylerin  tükürüklerinda artarlar.</p>
<p>Hem oral mukazadan serbest epitelyal hücreler , hem  mikroorganizmalar, hem de lökositler bakteri plağına dahil olup dilin  arka yüzüyle , dişlerin fizyolojik ve mekanik temizlemeye uygun olmayan  bölgelerinde toplanır. Periodontitisli hastalarda bu duruma bir de  dişetlerinden oluşan kanamanın eklenmesi ile tablo daha da ağırlaşır.</p>
<p>Ağız kokusu oluşumu tükürük akımının azalması , uzun süre besin ve  sıvıların alınmamasına da bağlıdır.</p>
<p>Uyku hali buna iyi bir örnektir. Sabah kalkınca hissedilen ağız  kokusu bu durumla ilgilidir.</p>
<p>Aşırı tütün içimi, özellikle sigara tüketimi yalnızca kötü kokulu  nefes oluşturmakla kalmayıp , bir de kıllı dil durumuna yol açar ki bu  da besin artıklarının ve tütün kokusunun tutulmasına neden olur. Ayrıca  tükürük salgısında azalma ve hastalık durumunun şiddetle artışına neden  olur. Dilin arka bölümü mekanik olarak temizlenemediği için birikimler  orada oluşur. Çoğu ağız kokusu durumlarının tedavisine dilin  fırçalanması ile başlanır.</p>
<p>Protez dişler, uygun yapılmamış kuron ve köprüler, ağız dokusuna  uygun olamayan materyaller de ağız kokusunu oluşturan faktörlerdendir.</p>
<p>Halitozis oluşturabilecek diğer durumlarsa postnatal sızmayla  karakterize kronik sinüzitis , faranjitis, tonsillitis, sifilitik  ülserler, burun tümörleri , ağız tümörleri , kronik bronşitis ve  orofarengial kavitelerin habis neoplazmalarıdır.</p>
<p>Nefesteki kokunun yoğunluğu yaşla birlikte artar. Ayrıca farklı yaş  grupların spesifik ağız kokuları tespit edilmiştir.</p>
<p>Buna göre yaşları 2-5 yıl arasında değişen küçük çocuklar,  tonsillerinde barınan besin ve bakterilerden ötürü oluşan bir ağız  kokusuna sahiptir.<br />
Orta yaş grubundaki kişilerde çok şiddetli biçimde sabah nefes kokusu  oluşur.<br />
İleri yaş grubundakilerde ise ağız kokusu temiz olmayan protez ve  akışkanlığını yitiren tükürüğün kokuşmasından kaynaklanır.</p>
<p>Sistemik hastalıklar sonucunda da ağız kokusu oluşur. Bu durumun en  iyi bilinen örneği diabettir. Bu hastalarda ağızdan aseton , tatlı,  meyva kokusu duyulur.<br />
Nefesteki amonyak ve idrar kokusu , üremi ve böbrek yetmezliğini akla  getirmektedir.<br />
Ciddi karaciğer yetmezliğinde nefes tatlımsı bir amin kokusu , taze  kadavra kokusuna benzemektedir.<br />
Tatlı bir asit kokusu, akut romatizmal ateşi çağrıştırır. Kötü kokuşmuş  nefes , çürümüş et kokusuna benzer , bu da akciğerin apseleşmesine ya da  bronş iltihabının yayılmasıyla oluşan bronşiyektaziye işaret eder.<br />
Gastrointestinal bozukluklarda da nefes kokusu kötüdür. Duygusal  yıkımlar da sindirimi etkiler ve vücut kimyası bazen nefesi  etkileyebilir.</p>
<p>C vitamini yetersizliği ile oluşan Kronik skorbüt hastalığı olan  kişilerde de kötü kokulu nefese rastlanır.</p>
<p>Yenilen yiyecekler de ağız kokusunda önemli rol oynar. Bir  vejeteryan, çok fazla et yiyen bir kişiden daha az halitozise sahiptir.  Çünkü sebzelerde protein maddelerin yıkım ürünleri çok azdır.</p>
<p>Et genellikle yağ içerir ve gastrointestinal sistemde oluşan uçucu  yağ asitleri kana absorbe edilip nefesle salgılanır. Sarımsak, soğan ,  pırasa, alkol vb. maddelerin dolaşım sisteminde önce absorbe edilip  sonra da akciğerlerce hava olarak dışarıya verilmesiyle kötü koku  oluşur. Aşırı alkol içimi mikrobiyal floranın değişiminde başlıca rol  oynar ve halitozis oluşturan koku fermente edici organizmaların  poliferasyonuna neden olur.</p>
<p>Açlıkta oluşan ağız kokusu; pankreatik sıvının midede açlık  periyodunda bozuşmasından kaynaklanır. Bu kokunun giderilmesi kolaydır.  Hatta diş fırçalamasıyla bile ortadan kaldırılabilir.</p>
<p>İlaçların sistemik etkisine bağlı olarak da halitozis oluşabilir.  Bazı antineoplastik ajanlar, antihistaminler, amphetaminler,  trankilizanlar, diüretikler, fenotiaminler , atropin benzeri ilaçlar  tükürük üretimini azaltırlar ve böylece oral kavitenin kendi kendini  temizleme yeteneği azalmış olur ve buna bağlı halitozis oluşur.</p>
<p>Yaşlanma, çok sigara içimi , tükürük bezi aplazisi, 800 raddan fazla  radyasyon tedavisi, kadında menopoz, yüksek ateş, dehidratasyonlu  sistemik ve metabolik rahatsızlıklar, aşırı baharat kullanımı ağız  kuruluğuna neden olur ve bu yüzden de halitozis oluşur.</p>
<p>Diş hekimi ağız kokusunun tanımını yapmak için önce iyi bir muayene  yapmalı, aldığı anamnezleri dikkâtlice incelemeli , basit yöntemlerle  koku ayrımını yapmalıdır.</p>
<p>Sistemik hastalıklarda oluşan kokular için medikal konsültasyona  gidilmelidir. Kokuların lokal ya da sistemik faktörlerden oluştuğunun  belirlenmesi oral kaviteden veya akciğerlerden kaynaklandığının  belirlenmesi için hastaya basit bir yöntem uygulanır.</p>
<p>Diş hekimi hastadan dudaklarını sıkıca kapatmasını ve nefesini burun  deliklerinden bırakmasını ister. Bu durumda koku on cm. uzakta duran  başka bir kişi tarafından değerlendirildiğinde, koku varsa sistemik  faktörlerden kaynaklanıyor demektir.</p>
<p>Hasta parmakları ile burnunu tıkayıp , dudaklarını da kapatıp soluk  vermeyi bir an için durdurduktan sonra açıp soluk verdiğinde koku ağız  yoluyla ortaya çıkıyorsa kokunun oral kavitedeki lokal faktörlerden  kaynaklandığı söylenebilir.</p>
<p>Koku bu şekilde basit bir yöntemle değerlendirilebileceği gibi,  denemesi ve tekrarı kolay olan gaz ölçen monitörlerle de ölçülebilir.  Yapılan klinik çalışmalarla lokal faktörlerin neden olduğu ağız kokusu  olgularının %90’nın başarı ile tedavi edileceği tespit edilmiştir.</p>
<p>Patolojik ve nonpatolojik orijinli halitozis genellikle patolojik  durumun tedavi edilmesi ve oral hijyenin iyi derece de yerine  getirilmesi ile düzelir.</p>
<p>Periodontal ceplerin yok edilmesi , oral hijyenin geliştirilmesi gıda  birikimine sebep olan yerlerin düzeltilmesi, çürük dişlerin tedavisi ,  restorasyonun mümkün olmadığı durumlarda diş çekimi , diş eti  hastalıklarının tedavisi ile ağız kokusu ortadan kaldırılır.</p>
<p>Yemek sonrası dil ve dişlerin fırçalanmasıyla da ağız kokusu etkili  oranda azaltılabilir.</p>
<p>Ağız kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah  şiddetli ağız kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek  sonrası fırçalaması ve ağzın bir gargara ile çalkalanması ile sorun  kontrol altına alınabilir.</p>
<p>Protez kullananlar protezlerini fırçala¤¤¤¤¤ ve dezenfektan  solüsyonlarda tutarak temizlemelidirler.</p>
<p>Ağız kokusunu önlemek için doğal kaynaklardan da yararlanılabilir.  Nane bunlardan biridir. Naneli sakızlar, şekerler kullanılabilir.  Nanenin tükürük üzerinde de etkisi vardır. Naneli ürünlerin emilmesi  tükürük oranını artıracak, tükürüğün alışkanlığını düzenleyecek ,  yiyecek artıklarının böylelikle uzaklaşması bir ölçüde sağlanacaktır.<br />
Sakız çiğnemek, çiğneme kasları , yanak ve dilin çiğneme hareketleri ile  yakından ilgilidir. Sakız besin artıklarının taşınması ve  uzaklaştırılması ile oral kavitenin temizlenmesini sağlar.</p>
<p>Ağız suları, kokulu ürünler, naneli ağız spreyleri nefesteki kokuyu  geçici olarak önlemeye yarayacaktır.</p>
<p>kaynak:sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/agiz-ve-dis-sagligi/sigaranin-agiz-ve-dis-sagligi-uzerine-etkileri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Sigaranın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri'>Sigaranın Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Etkileri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı'>Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/agiz-ve-dis-sagligi/agiz-kokusunun-sebepleri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanseri artıran sigara ve alkol</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/kanser/kanseri-artiran-sigara-ve-alkol.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/kanser/kanseri-artiran-sigara-ve-alkol.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 12:06:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=545</guid>
		<description><![CDATA[Kanseri artıran sigara ve alkol 
Kanser, son yıllarda Karadeniz Bölgesi’nde ölüm sebepleri arasında  ilk sıralara yerleşti. Sağlık Bakanlığı, bu artışta Çernobil Nükleer  Santrali’nde meydana gelen kazanın etkili olduğuna ilişkin iddiaları  araştırmak için bölge genelinde büyük bir çalışma başlattı.
Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, elde ettikleri  ilk verilere göre Çernobil’le [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-icilen-sigara-bebegi-astim-yapiyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor'>Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/elma-kanseri-onlemeye-yardimci-oluyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Elma, kanseri önlemeye yardımcı oluyor'>Elma, kanseri önlemeye yardımcı oluyor</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kanseri artıran sigara ve alkol </strong></span></p>
<p>Kanser, son yıllarda Karadeniz Bölgesi’nde ölüm sebepleri arasında  ilk sıralara yerleşti. Sağlık Bakanlığı, bu artışta Çernobil Nükleer  Santrali’nde meydana gelen kazanın etkili olduğuna ilişkin iddiaları  araştırmak için bölge genelinde büyük bir çalışma başlattı.<span id="more-545"></span></p>
<p>Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, elde ettikleri  ilk verilere göre Çernobil’le bölgedeki kanser vakaları arasında  doğrudan bir ilişki tespit edilemediğini açıkladı. Tuncer, kanser  artışındaki asıl sorumlunun tüketimi sürekli yükselen içki ve sigara  olduğunu söyledi.</p>
<p>Türkiye genelinde kanser vakaları son 10 yılda yaklaşık yüzde 40  arttı. 1990′ların başında 100 bin nüfusa karşılık 160 kanser vakası  tespit edilirken, günümüzde bu rakam 100 binde 220′lere çıktı.</p>
<p>Daha önce Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserin seyrek görüldüğü  bölgeler arasında gösterilen Türkiye, artık yüksek riskli ülkeler  arasında yer alıyor. Yıllık vaka sayısı, dünyada kanserin en yaygın  görüldüğü ABD ve Avrupa ülkeleri seviyesine yaklaştı. Uzmanlar,  Türkiye’deki artışın sürmeye devam edeceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p>Son yıllarda kanser hastalığı artışında Doğu Karadeniz Bölgesi dikkat  çekmeye başladı. Bu artış, çeşitli çevrelerce Çernobil Nükleer  Reaktörü’ndeki kazaya bağlanıyor. 1986 yılındaki kazanın hemen ardından  etrafa yayılan yüksek radyasyonun, etkisini yeni gösterdiği iddia  ediliyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı, 18 yıldır süren tartışmaya nokta koymak amacıyla  bölgede büyük bir çalışma başlattı. Kanserle Savaş Daire Başkanlığı ve  üniversitelerin ortak yürüttüğü araştırma kapsamında Çernobil kazasından  sonra Karadeniz Bölgesi’nde ortaya çıkan kanser vakaları tek tek  incelemeye alındı.</p>
<p>Çalışmaları değerlendiren Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi  Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, kanserin sadece Karadeniz Bölgesi’nde  değil, tüm Türkiye’de hızla arttığını söyledi.</p>
<p>Karadeniz’de diğer bölgelere göre anormal bir artış göze  çarpmadığını ifade eden Tuncer, “Bölgede en çok akciğer ve sindirim  sistemi kanserleri görülüyor. Eğer yüksek radyasyon etkili olsaydı  öncelikle tiroid kanserleri ve löseminin artması gerekirdi.” dedi.</p>
<p>Kazadan hemen sonra Rusya, Kuzey İngiltere ve Almanya’nın, Türkiye’ye  göre daha yüksek radyasyona maruz kaldığını hatırlatan Tuncer, bu  ülkelerde bile belirgin kanser artışının yaşanmadığını kaydetti.</p>
<p>Alkol ve sigara tüketimindeki artışın akciğer kanserlerini  patlattığını dile getiren Prof. Dr. Tuncer, “Son yıllarda fast-food ve  hazır gıdalar daha çok tüketiliyor. Bu değişim, sindirim sistemi  kanserlerini artırıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Kanserin daha çok yaşlıları etkilediğini vurgulayan Tuncer,  Türkiye’de ortalama ömrün uzaması ve nüfusun yaşlanmaya başlamasının da  kanser artışında etkili olduğunu söyledi. Tuncer, son yıllarda sağlık  istatistiklerinin daha iyi tutulması sayesinde daha önce kayıtlara  girmeyen kanser  vakalarının artık rakamlara yansıdığını anlattı.</p>
<p>Kanserin, Türkiye için tehlikeli boyutlara ulaştığını belirten  Tuncer, “Alkol ve sigara satışına getirilen kısıtlamalar ciddi biçimde  takip edilmeli. Hazır gıdalar çok iyi denetlenmeli. Vatandaşlar da  yiyeceklerine dikkat etmeli.” dedi.</p>
<p>Çernobil 16 ülkeyi etkiledi</p>
<p>Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Santrali’nin 4 numaralı reaktörü, 26  Nisan 1986 günü aniden patladı. Bunun sonucunda Dünya Sağlık Örgütü’nün  açıklamalarına göre Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarının  çevreye yaydığından 200 kat daha fazla radyasyon yayıldı.</p>
<p>Çernobil faciası nedeniyle tüm Avrupa ve Asya, büyük bir sağlık ve  çevre felaketiyle karşı karşıya kaldı. En çok Karadeniz çevresindeki 16  ülke zarar gördü.</p>
<p>Tarım ve ekonomiler, altüst oldu, radyasyonlu etler, sular, çaylar,  ürünler ortaya çıktı. Milyonlarca kişi radyoaktiviteden doğrudan ya da  dolaylı etkilendi.</p>
<p>Kaynak: sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-icilen-sigara-bebegi-astim-yapiyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor'>Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/sifali-bitkiler/elma-kanseri-onlemeye-yardimci-oluyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Elma, kanseri önlemeye yardımcı oluyor'>Elma, kanseri önlemeye yardımcı oluyor</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/kanser/kanseri-artiran-sigara-ve-alkol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser en çok gelişen ülkeleri vuruyor</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/kanser/kanser-en-cok-gelisen-ulkeleri-vuruyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/kanser/kanser-en-cok-gelisen-ulkeleri-vuruyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 11:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=543</guid>
		<description><![CDATA[Kanser en çok gelişen ülkeleri vuruyor 
Kanserin gelişmekte olan ülkelerde verem, sıtma ve AIDS’ten daha fazla can aldığı bildirildi.  Çalışma grubu CanTreat  International’ın hazırladığı raporda kanserin, gelişmekte olan  ülkelerde verem, sıtma ve AIDS’ten daha fazla can aldığı açıklandı.
Çalışma grubu CanTreat  International’ın Berlin’de düzenlenen Avrupa Medikal Onkoloji  Topluluğu (ESMO) 34. kongresi [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/egzersiz/egzersiz-meme-kanserinden-koruyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Egzersiz meme kanserinden koruyor'>Egzersiz meme kanserinden koruyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kanser-belirtileri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kanser Belirtileri'>Kanser Belirtileri</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kanser en çok gelişen ülkeleri vuruyor </strong></span></p>
<p>Kanserin gelişmekte olan ülkelerde verem, sıtma ve AIDS’ten daha fazla can aldığı bildirildi.  Çalışma grubu CanTreat  International’ın hazırladığı raporda kanserin, gelişmekte olan  ülkelerde verem, sıtma ve AIDS’ten daha fazla can aldığı açıklandı.<span id="more-543"></span></p>
<p>Çalışma grubu CanTreat  International’ın Berlin’de düzenlenen Avrupa Medikal Onkoloji  Topluluğu (ESMO) 34. kongresi dolayısıyla yayımladığı raporda, rahim  kanserinden ölümlerin yüzde 85′inden fazlasının gelişmekte olan  ülkelerde görüldüğü belirtildi.</p>
<p>Dünya genelinde kanser  vakası sayısının 20 yılda iki katına çıkabileceğine dikkat çekilen  raporda uzmanlar, kanserin verem, sıtma ve AIDS’ten daha fazla can aldığı gelişmekte  olan ülkelerde vaka sayısının daha da artabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p>Raporda, geçen yıl 12,4 milyon yeni vakanın yarısından fazlası ve 7,6  milyon kanserden ölümün üçte ikisinin gelişmekte olan ülkelerde tespit  edildiği belirtildi.</p>
<p>Yoksul ülkelerde 2007′de rahim ağzı kanserinden 272 binden fazla  kadının öldüğü, meme kanserinden ölümlerin de 1990′dan beri bu ülkelerde  10 kat hızlı arttığı kaydedilen raporda, 2007′de meme kanserinden  ölümlerin yarısından fazlasının (255 bin 500) gelişmekte olan ülkelerde  görüldüğüne dikkat çekildi.</p>
<p>Raporda, rahim ve meme kanserlerinin erken teşhisi ve tedavisi için  kullanılan yöntemlerden birçok kadının yararlanamadığı belirtildi.</p>
<p>Hindistan’da her yıl teşhis edilen 75 bin meme kanserinden yüzde  50-70′inin ilerlemiş olduğu belirtilirken, bu nedenle hastanın tedavi  edilmesinin daha zor ve tedavinin pahalı hale geldiği, oysa bu oranın  Avrupa’da 38, ABD’de de 30′a indiği bildirildi.</p>
<p>Gelişmekte olan ülkelerde kadınların ortalama yüzde 19′unun rahim  ağzı kanserinin teşhisinde kullanılan yöntemden yararlanabildiği,  gelişmiş ülkelerde ise bu oranın 63 olduğu vurgulandı.</p>
<p>Raporda, yoksul ülkelerde daha basit, kırsal kesimde de  uygulanabilecek ve herkese ulaştırılabilecek teşhis yöntemlerinin  gerekliliğine işaret edildi.</p>
<p>Afrika’da hastaların sadece yüzde 20′sinin ışın tedavisi olabildiği,  30′dan fazla Afrika ve Asya ülkesinde ışın tedavisinin bulunmadığı  belirtildi.</p>
<p>kaynak:sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/egzersiz/egzersiz-meme-kanserinden-koruyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Egzersiz meme kanserinden koruyor'>Egzersiz meme kanserinden koruyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/kanser-belirtileri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Kanser Belirtileri'>Kanser Belirtileri</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/kanser/kanser-en-cok-gelisen-ulkeleri-vuruyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Egzersiz meme kanserinden koruyor</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/egzersiz/egzersiz-meme-kanserinden-koruyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/egzersiz/egzersiz-meme-kanserinden-koruyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 10:16:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=541</guid>
		<description><![CDATA[Egzersiz meme kanserinden koruyor

Haftada 3 saatlik orta derecede egzersiz, kandaki östrojen  miktarını düşürerek meme kanseri riskini  azaltıyor. Menopoz dönemindeki kadınlardan oluşan denekler üzerinde 3 ay içinde haftada 5  günlük bir egzersiz programı uygulayan araştırmacılar, egzersiz yapmayanlarla  kıyasla, egzersiz yapanların kandaki östrojen bezinin anlamlı derecede düştüğünü saptadı.
Uzmanların yaptığı araştırmalar egzersizin meme kanseri [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/egzersiz/egzersiz-yaparken-sakatlanmayin.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Egzersiz yaparken sakatlanmayın'>Egzersiz yaparken sakatlanmayın</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/kadin-sagligi/meme-kanseri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Meme Kanseri'>Meme Kanseri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/hastaliklar/seker-hastaligi-hastaliklar/duzenli-uyku-diyabetten-koruyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Düzenli uyku diyabetten koruyor'>Düzenli uyku diyabetten koruyor</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;">Egzersiz meme kanserinden koruyor</span></span></h2>
<p><span id="more-541"></span><br />
Haftada 3 saatlik orta derecede egzersiz, kandaki östrojen  miktarını düşürerek meme kanseri riskini  azaltıyor. Menopoz dönemindeki kadınlardan oluşan denekler üzerinde 3 ay içinde haftada 5  günlük bir egzersiz programı uygulayan araştırmacılar, egzersiz yapmayanlarla  kıyasla, egzersiz yapanların kandaki östrojen bezinin anlamlı derecede düştüğünü saptadı.</p>
<p>Uzmanların yaptığı araştırmalar egzersizin meme kanseri riskini  azalttığını ortaya çıkardı. Egzersiz yapmak sadece  östrojen seviyesini düşürmekle kalmıyor, yağ depolarını  azaltıyor ve kemik yoğunluğunu olumlu yönde etkiliyor.</p>
<p>Kaynak: sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/egzersiz/egzersiz-yaparken-sakatlanmayin.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Egzersiz yaparken sakatlanmayın'>Egzersiz yaparken sakatlanmayın</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/kadin-sagligi/meme-kanseri.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Meme Kanseri'>Meme Kanseri</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/hastaliklar/seker-hastaligi-hastaliklar/duzenli-uyku-diyabetten-koruyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Düzenli uyku diyabetten koruyor'>Düzenli uyku diyabetten koruyor</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/egzersiz/egzersiz-meme-kanserinden-koruyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kandaki yağ doymayı engelliyor</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/diyet-ve-zayiflama/kandaki-yag-doymayi-engelliyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/diyet-ve-zayiflama/kandaki-yag-doymayi-engelliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 10:11:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=537</guid>
		<description><![CDATA[Kandaki yağ doymayı engelliyor 
Diabetes dergisinde  yayımlanan bir habere göre, ABD’deki St. Louis Üniversitesi’nde görevli  uzmanlar, kanında fazla yağ olan farelerde leptin hormonunun beyne  ulaşmadığını gözlemledi.

Bilim adamları, farelerin kanındaki yağ oranını yapay olarak  düşürdükten sonra, hormonun tekrar beyne ulaştığını tespit etti.
Yağ  hücreleri tarafından üretilen leptin hormonu, beyne  “Doydum” sinyali [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/mangaldan-once-okuyun.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Mangaldan önce okuyun'>Mangaldan önce okuyun</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/hastaliklar/seker-hastaligi-hastaliklar/beyaz-pirincte-seker-hastaligi-riski.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Beyaz pirinçte şeker hastalığı riski'>Beyaz pirinçte şeker hastalığı riski</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kandaki yağ doymayı engelliyor </strong></span></p>
<p>Diabetes dergisinde  yayımlanan bir habere göre, ABD’deki St. Louis Üniversitesi’nde görevli  uzmanlar, kanında fazla yağ olan farelerde leptin hormonunun beyne  ulaşmadığını gözlemledi.<br />
<span id="more-537"></span><br />
Bilim adamları, farelerin kanındaki yağ oranını yapay olarak  düşürdükten sonra, hormonun tekrar beyne ulaştığını tespit etti.</p>
<p>Yağ  hücreleri tarafından üretilen leptin hormonu, beyne  “Doydum” sinyali veriyor. Bu mekanizmanın birçok şişman kişide doğru  çalışmadığını belirten bilim adamları, bu kişilerin kanlarında yeterince  leptin bulunmasına rağmen yemeye devam ettiğini kaydetti.</p>
<p>Leptin direncinin nedeninin şimdiye kadar bilinmediğini söyleyen  uzmanlar, leptin direncinde kandaki  trigliserit denilen yağ asitlerinin anahtar rol oynadığını tahmin  ettiklerini ifade etti.</p>
<p>Bilim adamları, trigliserit düzeyinin düşürülmesiyle, şişmanlardaki  leptin direncini kırmayı hedefliyor.</p>
<p>Kaynak:sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/mangaldan-once-okuyun.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Mangaldan önce okuyun'>Mangaldan önce okuyun</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/hastaliklar/seker-hastaligi-hastaliklar/beyaz-pirincte-seker-hastaligi-riski.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Beyaz pirinçte şeker hastalığı riski'>Beyaz pirinçte şeker hastalığı riski</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/diyet-ve-zayiflama/kandaki-yag-doymayi-engelliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-icilen-sigara-bebegi-astim-yapiyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-icilen-sigara-bebegi-astim-yapiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 10:08:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=534</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor
Yapılan araştırmalar, kadınların hamilelikte sigara içmesinin bebeklerinde astım hastalığı  riskini sigara içmeyen annelerin bebeklerine oranla dört ile altı kat  arasında artırdığını ortaya çıkardı.

İsviçli doktorların yaptığı ve bugün Viyana’da düzenlenen Avrupa  Pnömoloji Kongresinde sunulan araştırma, tütün ürünleri tüketiminin bebeklerin yetersiz kiloda doğmasına yol açtığını  gösterdiği, bu durumun [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-kil-cocugu-sakat-yapiyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte kil çocuğu sakat yapıyor'>Hamilelikte kil çocuğu sakat yapıyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/haftada-3-hamburger-astim-nedeni.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Haftada 3 Hamburger Astım Nedeni!'>Haftada 3 Hamburger Astım Nedeni!</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Astım ve Tedavisi'>Çocuklarda Astım ve Tedavisi</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor</strong></span></p>
<p>Yapılan araştırmalar, kadınların hamilelikte sigara içmesinin bebeklerinde astım hastalığı  riskini sigara içmeyen annelerin bebeklerine oranla dört ile altı kat  arasında artırdığını ortaya çıkardı.<br />
<span id="more-534"></span><br />
İsviçli doktorların yaptığı ve bugün Viyana’da düzenlenen Avrupa  Pnömoloji Kongresinde sunulan araştırma, tütün ürünleri tüketiminin bebeklerin yetersiz kiloda doğmasına yol açtığını  gösterdiği, bu durumun astıma  yakalanma riski konusunda etkisi olduğu belirtildi.</p>
<p>1996-2008 arasında yaklaşık 3400 çocukta astımın gelişimini izleyen  İsveçli doktorların araştırmasında, tiryaki annelerin çocuklarının,  içmeyen annelerin çocuklarına göre ortalama olarak 211 gram daha az  kiloda doğdukları ortaya kondu.</p>
<p>Tiryaki annelerin çocuklarının yaklaşık 24,3′ünün 2,5 kilodan daha az  ağırlıkta doğduğu, sigara içmeyen annelerin çocuklarında ise bu kiloda  doğum oranının yüzde 4,1 olduğu belirtildi.</p>
<p>Hamilelik döneminin  tamamında sigara içen kadınların zayıf doğan çocuklarının astıma  yakalanma riskinin yüzde 23,5 olduğu, bu oranın sigara içmeyen  kadınların normal kiloda doğan çocuklarında yüzde 7,7 olduğu kaydedildi.</p>
<p>Kaynak: sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-kil-cocugu-sakat-yapiyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte kil çocuğu sakat yapıyor'>Hamilelikte kil çocuğu sakat yapıyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/yemek-sagligi/haftada-3-hamburger-astim-nedeni.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Haftada 3 Hamburger Astım Nedeni!'>Haftada 3 Hamburger Astım Nedeni!</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-astim-ve-tedavisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Çocuklarda Astım ve Tedavisi'>Çocuklarda Astım ve Tedavisi</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-icilen-sigara-bebegi-astim-yapiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte kil çocuğu sakat yapıyor</title>
		<link>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-kil-cocugu-sakat-yapiyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-kil-cocugu-sakat-yapiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 10:04:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikguncesi.net/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte kil çocuğu sakat yapıyor 
Bazı hamile  kadınların, eskiden çamaşır yıkamada kullanılan kili demir  eksikliğini giderdiğine inanarak yediği ve bu durumun da düşüklere ve  sakat doğumlara yol açabileceği bildirildi.
Selçuk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Çolakoğlu, kadınların hamileliliğin  ilk aylarında, bazı maddelere aşerdiğini ve koku duyarlılığının  arttığını belirterek, “Bazı kadınlar, hamileliği sırasında [...]


Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-icilen-sigara-bebegi-astim-yapiyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor'>Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/demir-eksikligi-anemisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Demir Eksikliği Anemisi'>Demir Eksikliği Anemisi</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hamilelikte kil çocuğu sakat yapıyor </strong></span></p>
<p>Bazı hamile  kadınların, eskiden çamaşır yıkamada kullanılan kili demir  eksikliğini giderdiğine inanarak yediği ve bu durumun da düşüklere ve  sakat doğumlara yol açabileceği bildirildi.<span id="more-532"></span></p>
<p>Selçuk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Çolakoğlu, kadınların hamileliliğin  ilk aylarında, bazı maddelere aşerdiğini ve koku duyarlılığının  arttığını belirterek, “Bazı kadınlar, hamileliği sırasında çeşitli  yiyeceklerle, bazı maddelere karşı duyarlı olur ve kokusunu duyduğu  maddeleri yemek ister.</p>
<p>Bazı kadınlar aşermeleri nedeniyle sigara külü, toprak ve kireç gibi  maddeleri bile yemeye kalkabilir” diyor.</p>
<p>Bu maddelerin, sağlığa hiçbir yararı olmadığı gibi, aksine bazı  riskler taşıdığını ifade eden Çolakoğlu, şunları kaydetti:</p>
<p><strong>“Bebeğinizden olabilirsiniz”</strong></p>
<p>“Hamileler, eskiden çamaşır yıkamak için kullanılan kili, demir  eksikliğini giderdiği gerekçesiyle hiç düşünmeden yiyor. Bunlar, batıl  inançlardan kaynaklanıyor.</p>
<p>İçinde toksik ve radyoaktif madde bulunabilen kil, düşüklere ya da  sakat doğumlara yol açabilir. Demir eksikliğini kil ile gidermeye  çalışan anne adayı, bebeğinden olabilir.”</p>
<p>Çolakoğlu, hamile  kadınların bu maddeleri yemek yerine, test yaptırarak demir, vitamin  gibi vücutlarında eksik olan mineralleri bazı ilaçlarla gidermesi  gerektiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>Kaynak: sagliksiteniz.com</p>


<p>Related posts:<ol><li><a href='http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-icilen-sigara-bebegi-astim-yapiyor.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor'>Hamilelikte içilen sigara bebeği astım yapıyor</a></li>
<li><a href='http://www.saglikguncesi.net/genel-saglik/demir-eksikligi-anemisi.html' rel='bookmark' title='Permanent Link: Demir Eksikliği Anemisi'>Demir Eksikliği Anemisi</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikguncesi.net/cocuk-sagligi/hamilelikte-kil-cocugu-sakat-yapiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
